"Su akar, yolunu bulur" sözünü bilir, sıklıkla da söyleriz ama nasıl bulur, nereden bulur, bulduğunda nelere sebep olur hiç düşünmeyiz!..

Doğa insan gibi değil, unutmuyor, hoş görüsü de, affı da yok. Üstelik ne kadar sabırlı olursa olsun, ne kadar beklerse beklesin, günü gelince alacağına şahin… Zamanı geldiğinde öfkesini tüm şiddetiyle kusarak geri alıyor kendisinden aldıklarımızı!..

Her zaman görmekteyiz ki akarsuyun yolunu değiştirip üzerini kapatıp ya da bir gölü kurutarak üzerine ev yaptığımızda öfkeleniyor, gün gelip karşı çıkıyor, isyan ediyor daha fazla sabredemeyip. Yatağının kenarına bina yapılmasına da öfkeleniyor, alanını daralttığımız için, gün gelip debisi arttığında, daralan yatağına sığamadığı için ya da üzerine binalar yapıldığı için öfkeleniyor… Denizler de, göller de öyle, sürekli doldurup doldurup, onların da üzerine evler, yollar, hava alanı ya da parklar bahçeler yapıyoruz!.. Gün gelip öfkeleniyor onlar da… Dolayısıyla tıpkı akarsularda olduğu gibi, onlar da öfkelerini kendilerinden çalınan bölgelere, üzerlerindeki binalara, yollara, insanlara saldırarak kusuyor…