Ülkede ne kadar üst düzeyde yasadışı (Mafya) uyuşturucu baronları, kaçakçı varsa hepsini makamında ağırlayıp boy- boy resimler veren TC’nin İçişleri bakanı Bir zamanlar Erdoğan’a ağıza alınmayacak hakaretleri sıralamıştı. Fetullah Gülen’den icazet almak için Pennsylvania’ya tavaf için gidip orada gecelemişti. Bütün sırlarını bölüştüğü, yurtdışına kaçmasını sağladığı Sedat Peker’in ‘’Süslü Sülo’ ’ Muhalefetin, Mecliste tutanaklara giren Suç işleri Bakanı dediği TC İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:  ‘’Atatürk’ün Partisi CHP öncülüğündeki Altılı Masa iktidara gelirse; erkekler erkeklerle, insanlar hayvanlarla evlenecek!’’ Diyecek kadar ahlakdışı yalanına ek olarak: ‘’14 Mayıs’ta muhalefet 15 Temmuz gibi darbe yapacak!’’ Diyecek kadar sorumsuz bir kafa yapısıyla o makamda durması Türkiye için utanç kaynağıdır. Meclis Başkanını hatta Erdoğan’ı tehdit edecek kadar bulduğu cesaretin mutlaka önemli sırlara sahip olmasındandır. En hafif eleştiriye bile makamına yakışmayacak hakaretleri sıralayan Erdoğan, nedense Soylu’nun tehditlerini duymamazlığa geliyor. Adaylık şehrini bile değiştirtecek gücü bulduğuna göre bu sır çok önemli olmalı ki, Erdoğan’ı bile sindirebiliyor! Barış Terkoğlu-Barış Pehlivan’ın ortaklaşa yazdıkları SS kitabında ki belgelerle anlattıkları Süleyman Soylu, normal hukuk devletinde bırakın bakanlıktan azli, tutuklanması gerekirken dokunulmazlık zırhını kimse soyamıyor. Binali Yıldırım, namı diğer ‘’İn Ali-Bin Ali’’ ; Devlet Deniz Yollarında maaşlı bir memurken nerdeyse gemi filosu sahibi olması bir yana, dudak uçuklatan servetinin kaynağını bile kimse soramıyor. Siyasal İslamcıların kısa sürede akıl almaz servetlerinin kaynağını sorduğunuzda: ‘’Allah verdi!’’ Bahanesi ile Allah’ı hırsızlıklarına ortak etmeye utanmazlar bile… ‘’Hesabımı ahirette veririm!’’ Pişkinliği ile ahmakları kandıracağını sanırken, aslında ‘’ahirete de inanmadığını’’ itiraf etmesi; ‘’özrü kabahatinden büyük’’ sözünü anımsatıyorlar. Öyle olunca da hırsızlığın hesabını soracak Cumhuriyet Savcıları ve Milletin Hâkimleri, güç karşısında giydikleri cübbelerinde düğme aramakla yolsuzluklara zaman ayıramaz konuma geldiler. Uyuşturucu kaçakçılığı suçlaması yanında,  oğlunun bu işlerdeki duyumları umursamazken kumarhanelerde kumar bağımlılığı canlı video yayınları ile görüntüleri dünyaya dağılırken hiç sesi çıkmayan Binali Yıldırım: Eline aldığı Bayrağı sallarken önündeki yazılı İstiklal Marşını bile doğru dürüst okuyamayıp: "Bu seçim işgalcilerle istiklal harbi verenler arasında yapılan bir seçimdir!" Diye Haykırırken Şeriatla yönetilecek bir Kürt Devleti isteyen Hizbullah Terör Örgütünün Siyasi oluşumu HÜDA-PAR’ın Türk Bayrağını değiştirmek, Anayasanın değiştirilmez maddelerini değiştirme hedefini mi işaret ediyordu?  ABD’nin, İslam ülkelerinin örnek almaması için önce Laik Cumhuriyeti İngiliz İslam’ı olan Müslüman Biraderler inancına döndürme projesine Erdoğan’ı eş başkan atayarak ABD’de güvene aldıkları Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanı Fetullah Gülen ile TSK-Bağımsız Medya- ve aydınları kumpaslarla Silivri Kamplarında tutsak ettiklerini unutmadık. Mustafa Kemal önderliğinde emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşı sadece işgalci emperyalistlere karşı değil,  hanedanın yanında yerli işbirlikçilere de karşı yapılmıştı. ‘’Kurtuluş Savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı!’’ Diyen Fesli haini baş danışman atayarak. Yargıyı, Yasamayı, Yürütmeyi tek kişiye bağlayarak kurduğunuz otokrat bir rejiminizin süresi dolmuştur. MHP’yi bu ABD projesinin misyonerliğine gönüllü katılan Bahçeli, HÜDA-PAR’ı içine sindirip bir zamanlar Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış Sinan Ateş’in katline kınama bile gösteremezken hangi milliyetçiliği savunuyor? (*1)  14 Mayıs’ta işgalci müttefiklerin iktidarı bitecektir. Parti savcılarınız, yargıçlarınız, valileriniz, kaymakamlarınız İşi gücü yansız medyayı bertaraf etmeyi amaç edinen RETÜK Başkanınız, Bağımsız yargıya mutlaka hesap verecekler Bu ülke Beyaz sarayın icazetiyle kurulmadı Artık haddinizi bilin!   YILDIZ AKALIN    (*1) PAR’ın Bayrak karşıtlığına Cumhur İttifakından sadece Tuğrul Türkeş karşı çıktı!