Alman Federal Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ın gözaltına alınıp tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Karaahmetoğlu, yaşananların ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler açısından ciddi kaygılar doğurduğunu belirterek Göktaş’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Alman Federal Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hedef gösterilmesinin ardından gözaltına alınması ve tutuklanmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Karaahmetoğlu, yaşanan süreci ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve demokratik haklar açısından "son derece endişe verici" olarak değerlendirdi.

Karaahmetoğlu, bir Alman milletvekili olmasının yanı sıra Türkiye'nin mizah kültürünü yakından tanıyan biri olarak gelişmeleri büyük bir üzüntüyle takip ettiğini belirtti.


"İfade özgürlüğü açısından kabul edilemez"

Açıklamasında Deniz Göktaş’ın gözaltına alınış biçimine de dikkat çeken Karaahmetoğlu, 32 yaşındaki genç bir sanatçının ağır bir suç işlemiş gibi elleri arkadan kelepçelenerek gözaltına alınmasının ve ardından tutuklanmasının kamu vicdanını yaraladığını ifade etti.

Bu sürecin yalnızca bireysel bir hak ihlali olmadığını vurgulayan SPD'li milletvekili, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü ilkeleri açısından kabul edilemez bir tablo ortaya çıktığını söyledi.


"Mizah demokratik toplumların vazgeçilmez unsurudur"

Karaahmetoğlu, eleştiriye tahammül gösteremeyen anlayışın yalnızca muhalefeti ve basını değil, mizah dünyasını da hedef aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye'nin gerçek sorunu sanatçılar değil; eleştiriye tahammül edemeyen anlayış ve adaletsiz düzendir. Mizah, demokratik toplumların sağlıklı işleyişi için vazgeçilmez bir eleştiri aracıdır. Bir sanatçının sahnedeki sözleri nedeniyle tutuklanması, ifade özgürlüğünün temel ihlalidir."


"Demokrasi korkuyla değil, özgürlükle güçlenir"

Eleştirel düşüncenin ve mizahın baskı altına alınmasının demokrasiye zarar verdiğini ifade eden Karaahmetoğlu, hukukun görevinin iktidarı eleştirenleri susturmak değil, tüm vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliği ve Avrupa Birliği üyelik süreci kapsamında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi gereğince ifade özgürlüğünü koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Karaahmetoğlu, Deniz Göktaş'ın derhal serbest bırakılması ve benzer uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamasını "Türkiye, eleştiriden korkanların değil; özgürce konuşabilenlerin ülkesi olmalıdır." sözleriyle tamamladı.