15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirilen Boğaziçi Köprüsü'nde, darbeci askerlere karşı duran gaziler 10 yıl sonraki duygularını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine birçok vatandaş darbeyi protesto etmek için meydanlara çıktı. Köprüye çıkan vatandaşlardan Gazi Safiye Bayat'ın darbeci askerlerin karşısına tek başına çıktığı görüntüler hafızalara kazındı.
Yaşadıklarını ve 10 yıl sonraki duygularını paylaşan 3 çocuk annesi Safiye Bayat, o gecenin unutulmayacağını söyledi. Eski darbeleri görmediğini belirten Bayat, "O gün cesaretle, ferasetle, dirayetle sokaklardaydık. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi, dünyaya ismini en güzel harflerle yazdırmış bir lider var. Cesaret timsali, merhamet timsali bir devlet başkanımız var. Onun himayesindeydik biz aslında." dedi.
Bayat, köprüye gittiğinde askerlere kim olduklarını sorduğunu, kendisini hırpalayan bir binbaşı olduğunu ve yapacakları eylemi anladığını belirtti. Birkaç saat sonra sığındığı yerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halka seslendiğini ve herkesi sokağa davet ettiğini öğrendiğini, bunun üzerine mücadeleye devam ettiğini ifade etti. Bayat, "Sokağa herkesi davet etmek ne demek? Bu, Türkiye sizin demek, her yer size ait demek." diye konuştu.
Darbecilerin halkın üzerine ateş etmesi sonucu çok sayıda kişinin yaralandığını hatırlatan Bayat, kendisinin de bacağından vurulduğunu söyledi. Tedavi sürecinde ayağının kesilme tehlikesi atlattığını belirten Bayat, "Buna tiyatro diyenler önce acıyı yaşasın." ifadelerini kullandı. Türk milletinin devletine güvenmesi gerektiğini vurgulayan Bayat, "Devletine güvenmeyen bir toplum muhakkak ki sürünmecenin içindedir. Sürünmemek için, size boyunduruk vurulmaması için önce devletinizi, milletinizi seveceksiniz." dedi.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yaralanan gazi Bilal Özyıldırım da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının ardından köprüye gittiğini ve darbecilerin halkın üzerine ateş açtığını anlattı. Köprüde omzundan yaralandığını belirten Özyıldırım, "Şehitlerimiz bize vatan bıraktı, biz de çocuklarımıza güçlü bir devlet bırakmalıyız. Birlik olmak, aynı düşünmek değil, doğruyu düşünmek, doğrusunu yapmak, edep ve erkandan ayrılmadan vatana aynı sadakatle bağlı kalabilmektir." diye konuştu.
Özyıldırım, tankların önüne çıkan insanlar arasında sağcının, solcunun, şeriatçının ve demokratın olduğunu belirterek, "Çünkü söz konusu vatandı. İşte o ruhu kaybetmememiz gerekiyor." dedi.
Boğaziçi Köprüsü'nde darbeci askerlerin kullandığı G3 piyade tüfeğinden çıkan mermiyle ağır yaralanan gazi avukat Muhammed Taşdemir, 7 ameliyat geçirmesine rağmen ağrılarının devam ettiğini söyledi. Taşdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı üzerine evinden çıktığını, darbecilerin sivillere ateş açtığına bizzat tanıklık ettiğini aktardı. Halkın desteğiyle o gün onlara bir "dur" denildiğini ifade eden Taşdemir, "Bariyerlerden korunarak gidiyordum. Önümdeki herkes şehit olmuştu. Ben de orada vuruldum." dedi.
Taşdemir, hastanede 7 ameliyat geçirdiğini ve ayağının kesilmekten kurtarıldığını belirterek, "Çocuklarıma da bu acıyı her zaman söyledim. Söylemeye devam ediyorum, anlatıyorum. Vatanına, milletine, bayrağına hizmet edecek evlatlar yetiştirmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yaralanan gazilerden Ahmet Alkılıç ise TRT'de darbe bildirisinin okunduğunu görünce yerinde duramadığını söyledi. Alkılıç, köprüye geçerken polislerin uyarılarına rağmen ilerlediğini ve iki mermi yediğini belirtti. Kafatasını kıran ve beyin zarını yırtan merminin ardından arkadaşı tarafından hastaneye taşındığını anlattı.
Hastanede doktorların müdahale edemediğini ve bir sedyede ölmesinin beklendiğini söyleyen Alkılıç, tedavi sürecini şöyle anlattı: "Yaklaşık 8,5 saatlik bir operasyonla tekrar hayata dönüyorum. 6 ay bir bebek gibi konuştum. Hiçbir şey hatırlayamadım. Ne okuma vardı ne yazma vardı. Hayata tekrardan başladım. Tam manasıyla iyileşmem de 2 seneyi buldu."









Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…