Duydum ki, aşırı sağcı parti AfD’nin Saksonya-Anhalt eyaleti için açıkladığı “100 Günlük Acil Eylem Programı” eyalette göçmenler arasında endişeye yol açıyor. Bu partiye göre Almanya’da doğan, büyüyen dahi ailesinde göç hikâyesi varsa göçmen sayılıyor. Ancak anne babası Alman olarak doğanlar Alman vatandaşı sayılıyor.
Anketlerde seçmen sayıları yükseldikçe diğer eyaletlere taşınan veya taşınmayı düşünenler çoğalıyor.
Azınlık halk gruplarını temsil eden basın ve medya bu parti hakkında sürekli haber yayınlarsa, aynı konuyu tartışırsa halkı korkutur. Partinin amacı zaten korku yaratmak, toplumu kutuplara ayırmak, böylece kendilerini kurtarıcı ilân etmiş oluyorlar.
Almanya’da sorun yalnız göçmenler için tehlikeli değil, demokrasi tehlikededir, tarihten ders alınmamıştır.
Duydum ki, Özgür Özel iyi bir lider olduğunu artık ispat etmiş ve Yeni Parti adıyla bir parti kuruyor. Özgür Özel’e Su Felsefesi başlığıyla içeriği anlamlı bir makale okudum.
Su dağları delmek için enerji ve güç kaybetmiyor. Akacağı yolu buluyor. Su girdiği kabın şeklini alıyor, uyum sağlıyor. Kirleri temizliyor, susuz hayat düşünülemiyor. O halde partiler, siyaset de zaman ve zemine uymak zorundadır.
Buraya kadar duymak kavramını haber almak anlamında kullandım.
Duymak kavramın diğer bir anlamı da kulak ile işitmek, vücudumuzun en önemli beş duyudan birisi. Koku alma, görme, dokunma, tatma ve kulak yardımıyla sesleri duymak.
Sağlıklı yaşam, sağlıklı yaşlanma için geç kalmamalı. Doktora hasta olunca gitmek geç olabilir. En iyi ve doğrusu sağlık kontrolü zamanında yapılmalı.
Vücudun bütün organları yaşlanıyor, yoruluyor. Sesleri işitme, duyma zorluğu yavaş yavaş ilerliyor. Yaşlı insanın kendisinin fark etmesi geç olur. Bu nedenle aile fertleri, yakın çevre uyarmalıdır.
Son araştırmalara göre, işitme gerileyince yaşlı sosyal hayattan uzaklaşıyor. Beyin işlevi azalıyor ve demans olma riski artıyor.
İşitme cihazını sağlık sigortaları karşılıyor. İlk randevu ücretli, daha fazla randevu icap ederse ücret alınmıyor. Cihaz üreten, bu işle uğraşan firmalarda çalışanlar akustik eğitimi alan uzmanlar. Cihaz önce deneme olarak veriliyor, sonra herkesin kulak ölçüsüne göre yapılıyor.
Müzik dersi veren emekli öğretmen, kulak cihazı kullandıktan sonra hafızasında düzelme olduğunu, unutkanlığının azaldığını söylüyor.
Basılan yerin, tabanın materyali tanınıyor, tahta, beton veya toprak fark ediliyor. Mutfakta, banyoda su sesini dinlemek ayrı bir zevk veriyor. Evdeki makine ve gereçlerin sesi algılanmaya başlıyor.
Günlük yaşamda aile fertleriyle anlaşma kolaylaşıyor, yanlış anlaşılmaya fırsat verilmiyor. Cihaz kullanmadan önce sözler duyuluyor, ama söylenenler anlaşılmıyordu.
Sokakta arabaların türü çıkardıkları sese göre seçilebiliyor, arkadan gelen bisiklet zili duyuluyor.
Konser ve diğer toplantılar zevkle dinlenebiliyor, yani yaşlı insan tekrar sosyal hayata katılım sağlıyor.
Dilini bilmediği bir ülkeye göçen insanlar altıncı bir duyu geliştirir. Vücut dili, herhangi bir toplantı veya panelde mutlaka konuşmacıyı görecek bir yere oturmak isterim. Karşımdaki insan bütün gücüyle samimi davranmaya çalışsa dahi ırkçı, ayrımcı olup olmadığı vücut dilinden anlaşılıyor.
Konser ve diğer etkinliklerde salon akustik ayarı uzmanlar tarafından yapılmadıysa ses dağılır, dinlemek zevk vermez. Boşuna konsere giriş parası ödenmiş olur. Dernekler toplantı düzenlerken salonun akustik durumunu mutlaka ses uzmanı tarafından önceden kontrol ettirmeli.
Boğaz, burun, kulak (HNO) doktorum bana işitme testi yaptıktan sonra düşündüm. Söylenen Almanca kelimeleri tekrarlamam icap ediyordu. Ana dilinde kelimeler tekrar edilmezse tespit ederken hata yapılabilir. Zira duyduklarımızı beyin tamamlıyor.
Aynı testi yapan akustik uzmanım Adil Bey, düşüncemi doğruladı. Kendisi 2015 yılında Suriye’den gelip Almanya’ya iltica edenlerden, 10 yılda tahsilini yapmış, kusursuz akıcı Almanca konuşmasıyla bilgi ve okumanın önemini gösteriyor.
Sınıfta gürültü olursa öğretmenin sesi duyulmaz. Müzik aletlerin akortları iyi yapılmadıysa ses, müzik kulağa hoş gelmez.
Şiir veya şarkılar hüzün duymamıza sebep olabilir. Bir Alman Türk komşusuna bütün gece boyunca neden ağladığını sorar. Türk komşu ağlamadım, müzik dinledim, diye cevap verir. Türkülerimiz hüzünlüdür, acıklıdır.
Kahkahaların duyulsun, ama ağladığın duyulmasın.
İyi işiten güncel hayata aktif olarak katılır, konuşmaları, sözleri iyi ve doğru anlar. Bu durumda beyin de aktif olarak çalışır, hafıza kaybı olmaz.
Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…