Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Kurulu toplantısında konuştu. Yumaklı, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmenin büyük önem taşıdığını belirterek, "Su ayak izi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmalarımızı tamamladık." dedi.
Bakan Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen Ulusal Su Kurulunun 6'ncı toplantısına katıldı.
Yumaklı, toplantının açılışında iklim değişikliğinin etkilerine değindi. Dünyada kuraklıkların uzadığını, yağış düzeninin değiştiğini ve şiddetli yağışların arttığını belirtti.
Türkiye'nin de bu küresel tablonun dışında olmadığını kaydeden Yumaklı, 2025 su yılının yüzde 26 yağış azalmasıyla son 52 yılın en kurak yılı olduğunu söyledi. Ancak 2026 su yılında yağışların uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerinde seyrettiğini, bunun son 66 yılın en yüksek yağış seviyelerinden biri olduğunu aktardı.
Geçen yıl yüzde 43 olan baraj doluluk oranının bugün yüzde 72 seviyesine çıktığını bildiren Yumaklı, bu durumun sevindirici olduğunu ifade etti. Ancak bazı şehirlerde taşkın ve sellerle karşı karşıya kalındığını da ekledi.
Bakan Yumaklı, gelecekte hem az suyla hem de kısa sürede gelen fazla suyla mücadele edileceğini belirtti. Bu nedenle su politikalarının geleceği planlamaya odaklanması gerektiğini vurguladı. Yumaklı, "Bilimsel verilere bakacağız. Havzalarımızı bir bütün olarak değerlendireceğiz. Kuraklığı da taşkını da birlikte yöneteceğiz." dedi.
Ulusal Su Kurulunun aldığı 37 karardan 27'sinin hayata geçirildiğini aktaran Yumaklı, kalan 10 karara ilişkin çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Yumaklı, kritik Su Kanunu Taslağı'nın teknik hazırlıklarının tamamlandığını ve görüşe açıldığını belirtti. Taslağa 2 binin üzerinde görüş geldiğini ifade etti.
Su Verimliliği Seferberliği kapsamında Su Verimliliği Bilgi Sistemi'ni hizmete aldıklarını kaydeden Yumaklı, "Kısa sürede kullanıcı sayımız 6 bini aştı. 120 binin üzerinde belgelendirme başvurusu bekliyoruz." açıklamasını yaptı.
Bu sistem sayesinde suyun kullanımının takip edileceğini, verimlilik uygulamalarının izleneceğini ve su verimliliği belgeleme işlemlerinin dijital ortamda yürütüleceğini aktardı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin, afet anlarında yeterli ve güvenli içme suyuna ulaşmanın hayati önemini gösterdiğini kaydetti.
Yumaklı, dünyanın farklı bölgelerindeki savaşların su kaynaklarının ve altyapısının korunmasının önemini gösterdiğini belirtti. Su ayak izi ve sanal su konusunun da önemli olduğunu vurguladı. Vatandaşların kullandığı ürünlerin üretiminde su kullanıldığını hatırlattı. Bir ürünün gerçek maliyetini değerlendirirken sadece ekonomik değerine değil, üretimi sırasında harcanan suya da bakılması gerektiğini ifade etti. Özellikle su kaynakları üzerindeki baskı artarken, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmenin büyük önem taşıdığını kaydetti. Bakanlık, su ayak izi çalışmalarını sürdürüyor. Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmalar tamamlandı. Hedef, 2030 yılına kadar tüm havzalarda bu çalışmaların bitirilmesidir. Böylece suyun sadece tüketilen bir kaynak değil, üretimden ticarete kadar tüm ekonomik süreçlerin bir parçası olarak değerlendirileceği belirtildi.
Kuraklık, taşkın, orman yangınları ve gıda güvenliğini aynı anda yönetmek için teknolojiden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi.
Sensörler, yapay zeka ve yeni nesil dijital sistemlerin bu alanda önemli imkanlar sunduğunu dile getirdi. Yumaklı, "Hedefimiz, farklı kurumların verilerinin bir araya geldiği, riskleri önceden görebildiğimiz, erken uyarı verebilen ve karar alma süreçlerini hızlandıran akıllı bir su yönetim sistemi kurmaktır." dedi.
Su yönetiminde atık suyun yeniden kullanılmasının önemine dikkat çeken Yumaklı, doğru arıtıldığında atık suyun önemli bir kaynak olabileceğini ifade etti.
Mevcut arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, ileri arıtma yatırımları ve arıtılmış suyun yeniden kullanımının yaygınlaştırılması öncelikler arasında yer alacak. Bu kapsamda atık su altyapılarının mevcut durumu, yatırım ihtiyaçları ve öncelikli alanlar değerlendirilecek.
Türkiye'de 1831 baraj ve göletin aktif hizmet verdiğini belirten Yumaklı, bu tesislerin güvenli ve verimli işletilmesinin değişen iklim şartlarında hayati önem taşıdığını anlattı.
Ülkedeki 25 nehir havzasının 5'inin sınır aşan nitelikte olduğunu aktardı. Sınır aşan sulardaki gelişmeler ve bölgesel işbirliği imkanlarının da ele alındığını belirtti.
Yumaklı, 25 nehir havzasında Avrupa Birliği Taşkın Direktifi'ne uyumlu Taşkın Yönetim Planları'nın tamamlandığını aktardı.
Bu kapsamda 30 binin üzerinde taşkın haritası ve tahliye planı hazırlandığını bildirdi. Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı'nın da güncellendiğini ekledi. 2016'da 7 yerleşim alanında 44 tedbir belirlenmişken, güncel çalışmada 196 yerleşim yerinde 482 tedbir belirlendi. Türkiye'nin afet sonrası müdahale eden değil, riski önceden gören ve tedbir alan bir ülke olmayı hedeflediğini vurguladı. Yumaklı, önümüzdeki dönemde su kaynakları üzerindeki baskıların artacağını belirtti. Kuraklık ve taşkınla mücadele edileceğini, suyun daha verimli kullanılacağını, kaynakların korunacağını ve atık suyun yeniden kazanılacağını ifade etti. Teknolojiden ve bilimden daha fazla yararlanılacağını, kurumlar arasında daha güçlü işbirliği sağlanacağını söyledi.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!