Fatih Altaylı, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde, bulundukları ülkelerde kurulan sandıklarda oy kullanmasına, kısaltıp tekrar yayına koyduğu videosunda, karşı olduğunu bir kez daha söylüyor. 

Hatta Türkiye’deki hayat pahalılığı ve enflasyon konusunda, yurt dışında yaşayan vatandaşların oylarını da tartışmanın içine çekiyor. 

Bir de üstelik biz yurt dışından oy kullanan vatandaşlara “LAN” diye hitap ediyor. 

Ayıp Fatih Altaylı, ayıp! 

Burada sana açıkça itiraz ediyorum Fatih Altaylı! 

Bizim yurt dışında oy kullanmamız bir lütuf değil, vatandaşlık bağımızdan doğan anayasal bir siyasi haktır. 

Anayasa’nın 67. maddesi, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla gerekli tedbirlerin kanunla düzenlenmesini açıkça öngörüyor. 

Peki soruyorum: 

Türkiye’deki enflasyonu ve hayat pahalılığını bizim yurt dışından verdiğimiz oylar mı yükseltiyor? 

2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de 52 ilde birinci oldu. Yurt dışındaki seçmenlerin önemli bir bölümü de Erdoğan’a oy verdi. 

Şimdi ne yapacağız? 

Yurt dışındaki seçmenlerin tercihini beğenmediğimiz için onların oy hakkını mı sorgulayacağız? 

Demokrasi böyle bir şey değildir. 

Bizim hangi partiye veya hangi adaya oy verdiğimiz elbette tartışılabilir. Ama nerede yaşadığımız gerekçe gösterilerek vatandaşlık hakkımız tartışılamaz. 

Üstelik yurt dışında yaşayan Türkler Türkiye ile yalnızca sandık yoluyla bağ kurmuyor. 

Türkiye’ye geldiğimizde ailelerimizi ziyaret ediyor, alışveriş yapıyor, konaklıyor, restoranlarda yemek yiyor, taşınmazlarımızla ilgileniyor ve ülkemizin ekonomisine ciddi katkılarda bulunuyoruz. Türkiye’de sahip olduğumuz malvarlıkları ve yaptığımız ekonomik işlemler nedeniyle de ilgili vergisel yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. 

Biz Türkiye’den kopmuş insanlar değiliz. 

Bizim anavatanımız, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’dir. 

Dünyanın medeni ülkelerine baktığımızda, devlet ve de ülkenin aydınları olarak, başka ülkelerde yaşayan topluluklarının kendi dillerini ve kültürlerini korumalarının nasıl desteklendiğini görüyoruz. 

Örneğin Kanada’nın Winnipeg kentine göç etmiş Alman toplumu, uzun yıllardır, 184 yıldır, kendi dilini, kültürünü, kurumlarını ve geleneklerini yaşatıyor. 

Onlar hem Kanada vatandaşları olarak ülkede uyum içinde ve de kendi ülkelerinden uzakta yaşarken, Almanlıklarından vazgeçmiyorlar. 

Biz neden vazgeçelim? 

Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışında yaşayan vatandaşlarıyla bağını daha da güçlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Yurt dışında oy kullanma hakkı, milyonlarca vatandaşımızı Türkiye’ye bağlayan güçlü bağlardan biridir. 

Hatta gelecekte yurt dışındaki vatandaşlarımızın demokratik temsilini daha da güçlendirecek ayrı bir seçim çevresi gibi modelleri tartışmalıyız. 

Fatih Altaylı… 

Bize “LAN” diye hitap edemezsin. 

Biz de, çifte vatandaşlarımız dahi, Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlarıyız. 

Farklı düşünebiliriz, farklı partiye oy verebiliriz, farklı ülkelerde yaşayabiliriz. 

Ama vatandaşlığımızdan, vatanımızdan ve anayasal haklarımızdan vazgeçmeyiz. 

Siz ve sizin gibi düşünenler bizlerle ilgili farklı düşünseniz de; biz Türkiye’nin sevincini de derdini de paylaşmaya devam edeceğiz. 

Ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının demokratik ve anayasal siyasi haklarını da sonuna kadar savunacağız. 

Ayıp Fatih Altaylı, ayıp! 

Remzi Uysal