Çocuk yaşta memleketi Bingöl'ün Yedisu ilçesinden ayrılan 56 yaşındaki Yıldız Açıkyer, 45 yıl sonra geri döndü. Açıkyer, arı alerjisi olan eşinin karşı çıkmasına rağmen kayınvalidesinden kalan arıcılığı yaşatıyor.
Yıldız Açıkyer, babasının işi sebebiyle 5 yaşındayken ailesiyle Aydın'a yerleşti. Uzun yıllar yaşamını bu kentte sürdürdü.
Açıkyer, bu süreçte hemşehrisi ile evlendi. İki çocuğu ve dört torunu bulunan Açıkyer, eşi İlhami Açıkyer'in (63) 6 yıl önce emekli olmasıyla memlekete dönme kararı aldı.
Bingöl'ün Yedisu ilçesine bağlı Yeşilgöl köyünde kayınvalidesiyle yaşamaya başlayan Açıkyer, onun arıcılık yaptığını gördü. Kayınvalidesinin rahatsızlanması üzerine arıların bakımı için kovanların başına geçti.
Arıcılığı zamanla benimseyen Açıkyer, kayınvalidesinin vefatından sonra "kızlarım" dediği arılarından kopamadı.
Açıkyer, eşiyle birlikte arıların bakımını sürdürdü. Ancak farklı zamanlarda arı sokmasına maruz kalan eşi, soluk almakta güçlük çekti. Açıkyer, eşini iki kez hastaneye yetiştirmek zorunda kaldı. Arılara karşı alerjik reaksiyon tespit edilen eşinin desteğinden bir süre mahrum kaldı.
Arıcılığa tutkuyla bağlanan Açıkyer, eşinin bu işi sürdürmesi halinde köyden ayrılacağını belirtmesine rağmen arılarından vazgeçmedi. Bir süre kovanlarla tek başına ilgilendi. Açıkyer'in kararlılığını gören eşi, zamanla en büyük destekçisi haline geldi.
Kovan Sayısını 80'e Çıkarmayı Hedefliyor
Geçen yıl 40 kovandaki tüm arılarını kaybeden Açıkyer, bir arıcı arkadaşından 8 kovan alarak yeniden üretime başladı. Tüm zorluklara rağmen arıcılığı bırakmayan Açıkyer, eşinin de desteğiyle kısa sürede kovan sayısını 30'a yükseltti.
Yemyeşil yaylada AB tescilli Bingöl balı üreten Açıkyer, kovan sayısını 80'e çıkararak üretimi artırmayı hedefliyor.
Yıldız Açıkyer, muhabire yaptığı açıklamada, kayınvalidesine destek olmak için başladığı arıcılığı zamanla çok sevdiğini belirtti.
Açıkyer, arı sokmasına maruz kalan eşinin rahatsızlanması sonrası bu işi sürdürmesini istemediğini anlattı. Açıkyer, eşinin kendisine "Arılara bakarsan kesinlikle burada durmam, yalnız kalırsın" dediğini aktardı. Kendisinin ise "Düşündüm, bu iş çok güzel, yapmak da istiyorum, sen karışma, kendim yaparım" yanıtını verdiğini kaydetti. Açıkyer, eşinin zamanla arılara alıştığını ve artık kendisine destek olduğunu ifade etti.
Ana Arı Üretme Hedefi
Açıkyer, hiç pes etmediğini ve bu işi daha da büyütmek istediğini belirtti. "Ana arı üretmeyi düşünüyorum. Doğamız da güzel. Böyle güzel bir doğada arıcılık yapmak çok güzel. Mutlu oluyorum. Bu ayda bile yeşillik var. Hala çiçeklerimiz, bostanlarımız, gevenlerimiz var. Her taraf yemyeşil" ifadelerini kullandı.
Açıkyer, ürettiği balı özellikle Aydın ve Kuşadası'na gönderdiğini ifade etti. Balın çok beğenildiğini ve talebin yüksek olduğunu kaydetti.
Açıkyer, "İsteyen bir daha istedi. Bu sene daha önce bal gönderdiğim kişilere tekrar ürün göndereceğiz. Balımız kaliteli, söylememe gerek yok. Alan bir daha alıyor" dedi.
Eşinden "Ya Arılar Ya Ben" Çıkışı
İlhami Açıkyer, başlarda eşinin arıcılık yapmasını istemediğini anlattı. "Arı soktuğunda bende alerji oluyordu. En az bir iki serum yapılıyordu arı soktuğu zaman. Şu anda bir şey olmuyor, yani rahatsız olmuyorum artık. Alerji olsa da bu işi yapacağız, mecbur. Çok seviyorum artık arıcılığı gerçekten, çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.
İlhami Açıkyer, eşine yardımcı olmaya devam edeceğini belirtti. Arıları çoğaltmayı düşündüklerini ve hedeflerinin 70-80 kovana ulaşmak olduğunu kaydetti.
İlhami Açıkyer'in "Başta 'Ya arılar ya ben' dedim" ifadesi üzerine eşi Yıldız Açıkyer, "Hem arılar hem sen" diye karşılık verdi.




































Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!