20 Eylül 2026 tarihinde Berlin Parlamento ve Belediye Meclisi seçiminden sonra, rüya gibi şahane bir başkentte yaşıyor olsak, hayalim gerçek olsa.
Aldığı maaşa bakılmadan, kökeni, dini ve dili ne olursa olsun, yaşam tarzı başka olan herkesin fırsat eşitliğinden faydalandığı günlük yaşamında görülse. Birbirimize saygı göstererek karşılıklı destekleyip, dayanışma içinde olsak. Böylece komşuluk ilişkileri gelişir, hiç kimse dışlanmaz, birlik olur.
Gençlerin fikirleri, yaşlıların deneyimleriyle birleşse, nesiller birbirinden öğrenirse günlük yaşamda barış içinde geçer.
Alman Anayasası oturma, barınma hakkını öngörüyor, bu pratikte uygulanırsa hiç kimse kiralık evini kaybetmez. Yükselen kirayı ödeyemeyen evsiz kalmaz.
Oturma ve barınma hakkı bütün nesiller için geçerli olmalı. Evlerde engelsiz yaşam mümkündür. Kirasını ödeyebilen huzurlu insanlar yaşadığı mahalleyi temiz tutmaya çalışır.
Gençliğinde çalışma yıllarında çocuk büyütme ve başka nedenlerle kısa süreli çalıştığı için emekli sandığına, sigortaya aidat ödemediği veya kısa süre ödediği için çok az emekli maaşı alan yoksul kadınların desteklenmesi gerekir. Bu nedenle yoksulluk görülür hale getirilmelidir.
Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) bu konuda yaşlılara yol gösterecek, sosyal kurumlar vasıtasıyla yaşlı ve diğer yalnız yaşayan kadınlara danışmanlık bürolarında geçerli olan kanun hakkında bilgi veriyor. Kimse sosyal sorunlarla yalnız bırakılmayacak.
Bakıma muhtaç olan insanlara günlük bakım evleri oturduğu adrese yakın olmalıdır. Uzun yol ve uzun süre beklemeden ziyade güvenli olursa, günlük bakım kolaylaşır.
İnsanlar yalnızlık duygusuna kapılmadan önce tedbirler alınmalı, daha fazla danışma merkezleri açılmalı. Buluşma yurtları yalnızlığa karşı iyi gelir.
Rüya gibi bir şehirde yaşamayı her vatandaş ister. Bu mümkündür, politikayı meslek olarak seçen politikacılar halka, seçmenine yakın olmalı, onları dinlemeli. Politika masada değil de vatandaşla birlikte yapılırsa, başkent Berlin cennet olur ve diğer bütün eyaletlere örnek olur.
Demokrasi, fırsat eşitliği çaba göstermeden yaşanamaz. Her gün yenilenmesi gerekir. Seçmenler seçtikleri politikacıyı desteklemeli. Demokrasi seçimden sonra da uygulamaya geçilirse korunabilir, toplumda çeşitlilik yaşamı zenginleştirir.
Toplum öncüleri birleştirici, barış dili kullanırsa insanlar huzur içinde, sevgiyle ve umutla yola koyulur. Yardımseverlik ve nezaket kuralları uygulanırsa dostluk, anlayış, merhamet beslenir ve gelecek nesillere örnek olur.
Kenti idare edenler nezaketle birbirlerine davranırsa, muhalif olanlara ve eleştirilere açık olur, katlanır. Demokratik davranış rüya olarak kalmaz.
İnsanın saygınlığına değer verilir, vatandaşlar karşılıklı anlayış içinde birbirlerine özgürlük tanır. Bunun için sorumluluk almayı birlikte yaşamanın temeli olarak anlar, her vatandaş bu bilinçle yaşarsa rüyalar gerçek olur.
Seçimden sonra başkent Berlin laik, demokrat, liberal ve nitelikli kadroların elinde mahalleden başlayarak, şehir sınırlarını aşarak Dünya Barış idealine doğru yürüyebilir.
O zaman rüyam gerçek, hayat bayram olur, Türkiye’yi de dışlamadan barış çemberi genişler. Âmin.
Hoşça kalın!
İlter Gözkaya-Holzhey
eMail: [email protected]
Kaynak:
SPD Milletvekili Sebahat Atlı’nın seçim broşürü






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!