Geçmişte, büyük şehirlerde ve kasabalarda genel helalar olurdu.

Buraların temizliğini yapan, -çeşme olmadığı için- ibriklere su dolduran bir görevli çalışırdı.

Köyünden ürettiklerini şehir pazarında satmaya gelen bir köylü, sıkışmış durumda helanın önüne gelip dolu ibriklerden birine uzanınca İbrikçi

''Bırak onu, diğerini al!'' Diye bağırır.

Köylü diğerine uzanır, İbrikçi yine bağırır