Yazımın başlığında HUHUK DEVLETİ yazmamı bazı okurlar devrin modası ‘’sehven’’ yazdığımı, ya da: Türkiye’nin hukuk sistemini hicvetmek için yazdığımı sanırlar. İşin doğrusunu yazarak sadede geleyim.   İstanbul’da bir mahkemenin kapısında yazan levhalarda
  1. ASLİYE HUHUK MAHKEMESİ SALONU
Bir diğerinde ise:
  1. ASLİYE HUHUK MAHKEMESİ SALONU
Diye yazıyor…. HUHUK DEVLETİ Neresinden tutarsanız elinizde kalan bir ucube yönetime ancak böylesi bir HUHUK düzeni yakışır. Hukuk düzeninin olması için önce ülkede demokratik bir düzenin olması gerekir. Demokratik düzende yanında dördüncü kuvvet dediğimiz nın özgür olması gerekir. Yasama ve Yürütme yanında Yargı bile artık tek adam ve aile bireylerince yönetilmekte. Hakimlerin görev yapma özgürlüğü yok durumda. İktidarın hoşuna gitmeyen kararları veren savcı ve yargıçların her an bir terör örgütü üyesi olarak görevden alınması, tutuklanmasına engel olacak bir makam ve kurum kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi kararlarını, bir yerel mahkeme bile yok sayıyor Sulh-Ceza Mahkemelerinin neredeyse tamamı özel olarak atanmış eskiden AKP’de siyaset yapmış kişilerden oluşmaktadır. Medyanın se yüzde doksan beşi tek adamın emrinde. Sadece bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda gazeteci, zor şartlarda gazetecilik yapmaya çalışmaktalar. ’nin ile ilgili haberlerin yasak kararını yıllar sonra aldırmasına rağmen kararın yine de o konuda haber yapmaya çoğu gazete sessiz kalmaktadır. ile ilgili ilk haberi tarihinde Haberini vermişti. Ama bir yaptırım uygulanmadı. tarihinde aynı haberi verdiğinde Genel Yayın Yönetmeni ve Ankara Temsilcisi tutuklanmıştı.   MHP Milletvekili Tuğrul Türkeş; Dedi, sonra AKP’ye transferle başbakan yardımcısı oldu. Aydınlık Gazetesinin sahibi ve o zamanki İşçi Partisi Genel Başkanı kendisine bir yararı olmayan sol siyaseti terk ederek, partisinin adını VATAN Partisi olarak değiştirip; ‘’diye Devlet Bahçeli’ye rakip olarak soyundu. TV’sini ve Gazetesini kurtarırken Örtülü Ödenekten de pay aldığı bile söylenir oldu. AKP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazandığı zaman Diye iktidarını savunurken, son yerel seçimlerde anladı ki ‘’’yanındanın partili hakimleri de onu seçtiremeyecekler. Bu kez muhalefetin altın tepside sunduğu ve ile iktidarını sürdürmek yanında savaş çıkartarak iktidarda kalmak için, Rusya-ABD ortasında arzuladığı Araplaşmayı Oryantallikle sürdüreceğinin hesabını yapmakta. Demokrasiyi hedefe ulaşmak için araç olarak görenlerle, işlevi olmayan mecliste kavramlarını tartışmaktan bıkmayan muhalefet artık kafasını kumdan çıkarıp en az halk kadar kararlı olsunlar. Gezi’de halk meydanlardaydı, muhalefet yoktu. 31 Mart ve 24 Haziran’da halk sandıklarda o kifayetsiz muktediri yok etti. Halk muhalefetin onlara sadece öncü olmasını bekliyorlar. Önce kurtarın haramilerden, sonra yapın sağcılığınızı, solculuğunuzu… YILDIZ AKALIN