2000’li yıllarda Muhalefet, ekonomik krizi ABD’den getirilmiş kapitalizmin sömürüsünü planlayan Dünya Bankasının elemanı Kemal Derviş ile krizi çözdürme yanılgısına düşmüştü. Halbuki o çevreler, doksanlı yıllardan beri kendilerine tam biat edecek Erdoğan’ın yetiştiriyorlardı. Nitekim Kemal Derviş, ilk hamle olarak DSP’yi bölerek Bahçeli’nin katkısıyla Ecevit’i bertaraf etmişti. AKP lideri Erdoğan gerçekten Millî Görüş Gömleğini çıkararak ABD hizmetinde Müslümanların katledilmesini seçerken ülkesine ihanet etmeyen arkadaşlarını saf dışı etmişti. Muhalefet, kendi içinde koltuk çatışmasında birbiriyle boğuşurken AKP ve ABD ve AB’nin sömürgeci siyasetçilerinin desteğiyle TSK, medya, yargı, sendikalar, bilim adamları, aydınlar saf dışı edilmişti. Türk Dil Kurumu hem de Osmanlıca sözlükleri, geçen Devri AKP, daha doğrusu Devri Recep Tayyip Erdoğan döneminin son on yılına yakın döneminin tarifine de uymaktadır. Erdoğan’a peygamberlik yakıştırmaları, ona dokunmanın ibadet sayılacağı payeleri verilmişti. Erdoğan’a şükür namazı fetvası bile verilmişti. Erdoğan’ın önderliğinde planı, Mısır’da, Irak’ta ve Sudan’daki çöküşle hayali bile kalmadı. Ama Erdoğan ve ekibinde umut tükenmez. Ayrıca sömürgeci kişiliklerin iktidarda olduğu Batı bile (ABD ve AB) Erdoğan’ın yerine gelecek gördükçe amaçlarına en uygun ortağın Erdoğan Liderliğindeki AKP’yi yeğlemektedir. edilmedi. Geçmişte başta destek vererek iktidara getirdiği Hitler’e, Dünya Savaşı açmalarını sadece o dönemin Türkiye’si farkına varmış ve yansız kalmıştı. Demokrasiyi tam kavratmadan ve devrimlerini tamamlamadan çok partili sisteme taşıyınca bu güne kadar yansız kalmanın bedelini ödemişti. Geçmişten ders alarak Perinçek’in, bir ABD projesine biat etmesine şaşmamak gerekir. Bahçeli’ye bile öğrettiği Rabia selamı ile yandaşlarına da umut dağıtmaya devam kararı aldı. Suriye’deki IŞİD artıklarından oluşan karışımı teröristler Türkiye’de eğitilmişti. Suriye Krizinde, Türkiye’de altı milyon Suriyeliden seçilecek beş yüz binlik askerle, TSK’dan atılmış şeriatçı subaylarla, oluşturulacak yeni bir en güçlü silahlı kuvvetleriyle hiçbir batılı devlet savaşı göze alamaz diye düşünmüştü. Başkalarının desteğiyle ulaşamayacağı makama ulaşan her sıradan kişiler gibi Erdoğan’da, her basamağı kendi kudreti ve becerisi ile çıktığı yanılgısına düşerek, sınırsız kibre hırsa kapıldı. Ülke birikimlerini satarak, yetmeyince borçlanarak saraylarla, sayısız lüks uçaklarla, arabalarla köşklerle itibar kazanacağı yanılgısına sarıldı. Halkı bir ümmet yığını olarak görüyordu. ABD’ye, Batıya posta koyma yanılgısına düşünce, FETÖ ile düştüğü hesaplaşma yanılgısına düşmüştü. Halbuki, FETÖ’de kendisi gibi görevlendirilmiş bir garip ademdi. Kabul etmeyerek Tüm Türkiye; Restini koyamadı… 17 yıllık AKP iktidarının son dönemine girdiği 2019’un sonlarında Türkiye kuruluşundan beri ilk kez bir sürecine girmiştir. Artık tüm yurtseverler, aydınlar, Kemalistler; ideolojik ayrılıkları büyütmeden, Türkiye’yi demokraside, eşitlikte, bölüşmede, dürüstlükte, umutsuzlukta düştüğü onur kırıcı  onur  kırıcı düzeyden çıkarmak için birlik olmak zorundadır. 31 Mart-24 Haziran 2019 da yerelde başardınız. Birlikte genelde de başaracaksınız… Yıldız AKALIN