AKP-MHP-Perinçek-Metin Feyzioğlu-PKK-APO-Osman Öcalan Cumhur İttifakında güç birliği yapınca BEKA denmişti. HDP ve Selahattin Demirtaş, APO’ya, PKK’ya rağmen Millet İttifakını destekleyince yer yerinden oynamış bu ittifaka tekmili birden tüm Bekacılar ZİLLET İTTİFAKI Demişlerdi. 31 Mart- 23 Haziran seçimlerinde Erdoğan; Bahçeli’nin, Perinçek’in Feyzioğlu’nun desteğinin bile yetmeyeceğini anlayınca; Bahçeli, Apo’nun Kürtlere; muhalefete oy vermeyin mektubunu elinde bayrak gibi sallarken, TRT, kırmızı bültenle aranan AKP’ye oy istiyordu. Ama ne rehin alınan Demirtaş ne de HDP ne Öcalan’ın emrine ne de Kandil’in tehditlerine aldırmadılar, CHP’ye oy vererek, Erdoğan’ı ve tuş ettiler. İYİ Parti ve Saadet Partisi tehditlere suçlamalara gülüp geçtiler. Kürdü-Türk’e, Türk’ü- Kürde, Müslümanı Müslümana kırdıran oy vermediler… Kanal İstanbul ilk açıklandığında Diyen Devlet Bahçeli, şimdi ne değişti de aynı Bahçeli Kanal İstanbul’a karşı olanları:   Diye suçlamaya başlayınca insanın bu dönüşüme neden olduğu söylenen Kasetin; ’’ Diyesi geliyor!) Türkiye Partisi olarak demokrat bir hukuk devleti mücadelesine katkıda bulunmak mı şuursuzluk? İYİ Partinin, TRT hakkında suç duyurusuna Erdoğan Yargısı, Osman Öcalan’ın TRT ‘de AKP’ye oy toplama çağrısını olarak kabul ederek TRT’yi akladı. Enginyurt, Bahçeli’nin her fır dönme devrine geçerken yaptığı kurt gibi ulumasıyla, tekmil verdiğinde Bahçeli yeni konumuna uygun Rabia selamını vererek daha önce Erdoğan’a sıraladığı hakaret ve küfürleri Millet İttifakına etmeye başlıyordu. Hedef sapıtmaya uyarlandığı için Kanal İstanbul için önceden söylediklerinden de çark ederek Sarayın Yargısı, ve gazetecilik yapan; , , , , , hapis cezaları verdi. Erdoğan’ın sıfırlama tepeleri, İşid’e gönderilen MİT Tırları haberini veren Cumhuriyet ve Can Dündar basın özgürlüğüne aykırı mı idi ki onları sürüm sürüm -süründürdüler? Bir zamanlar, Erdoğan ve Bahçeli; eli kanlı düşmanına bile edilemeyecek hakaretleri birbirlerine ederken öğrencilerimden ve yetişkin çocuklarımdan bile saklamıştım. Kanalın RANT fırsatı olduğunu ilk anlayanlar yandaşlar ve nedense Araplar oldu. Bu verimli arazilerin asıl sahiplerini:Diye kovalarken Katar Emirine; Ricasıyla Tank-Palet Fabrikasının yanında Katar Emirinin anasına da binlerce dönüm araziyi kelepir ederine satıvermişler. Katar yanında, Suudi Arabistan, Kuveyt prensleri prensesleri de milyonlarca kilometre kare arazileri sudan ucuz kapattılar. İstanbul’a bir Sorusu gündeme düştü. Çünkü bu arazilerin Araplara satılmasının bu projeden önceleri olmasını Diye tepinen sürülere diye yutturursunuz bilinçli yurtsever aydınlara yutturamazsınız. Şimdi, İstanbul Kanalı için İstanbul’un asıl sahipleri yağmura, soğuğa, baskıya, engellemelere rağmen itiraz dilekçelerini verme yarışına çıktılar. Öylesine kararlı ve inançlılar ki artık onları baskıyla, gazla copla engelleyemeyeceksiniz. Yürüme engelli, yaşlı-genç, bilgili, bilinçli her yaşta İstanbullular şehirlerine sahip çıkma kararlılığından umarız muhalefet ders çıkararak öncülük görevini üstlenirler. Bu insanlar, ellerine tutuşturulan dürümleri yemek için, elli yüz lira katılım harçlığı almak için devşirilmiş yığınlar değiller. İstanbul’a sahip çıkmaya cesaret eden insanlar; iktidarın polisinden baskı, korkutma hatta cop, biber gazı yemeyi, yerlerde süründürülmeyi göze alacak kadar cesur, kararlıdırlar. Bu iktidar, her türlü baskıyı kullanacak, hamaset nutukları ile Suriye’de yaptıkları gibi Türk Askerini Libya’da ölüme gönderecekler… Libya’da Kaddafi’yi linç eden ihvancılar için tek bir evladımızı feda edemeyiz. Başta CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisi artık kapalı salonlarda nutuklarla değil Sokakta, sandıkta birlik olan halkın önüne düşerek Anayasal görevlerini yerine getirmek zorundalar… Bu bir Vatan görevidir. Halk korkmuyor, sizde korkmayacaksınız Biliyorsunuz ki: Yıldız AKALIN