Türkiye’de kurucularının bile anlamını bilmediği, ABD desteğiyle kurulan Siyasal İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi 2010 yılından sonra sadece kâğıt üzerinde olan ve kıymeti-harbiyesi olmayan bir tabela partisidir.
Onun yerine, kendini tek karar verici ‘’şahsım devleti’’, partinin de sahibi olarak gören, diploması ve serveti şaibeli tek adama bağlı sönmüş bir ampuldür.
Türkiye’de, halkın özgür iradesiyle oluşmuş bir Yasama Organı yoktur
Onun yerine, Sarayın buyruklarını yerine getiren muhalefetin yok sayıldığı, sözüm ona meclis denilen yerde, tek kişinin buyruklarını- diyerekten tartışmaya bile gerek görülmeden, muhalefetin karşıy(gibi tavır aldığı, AKP-MHP kapı kullarının Ayet kelamı gibi amin nidalarıyla onayladığı çadır kabile devletine dönüşmüştür.
Fabrikalarını, limanlarını, ormanlarını, birikimlerini babalar gibi satarak görevlendirildiği sorgusuz sualsiz devlet malını kul hakkını yürütme kolları vardır.
Yasaları, kasaları, devleti keyfine göre yürüten; kimi mebuslara göre ona hürmeten iki rekat namaz kılınması gereken , kimi bakanlara göre peygamberlerin bile göremediğini gören r , hızını alamayan bir belediye başkanına göre ise; ‘ Zeus’u bile cebinden çıkaracak bir ilah kabul edildi.
Şahsım devleti bu yakıştırmalara hiç karşı çıkmadı.
Şahsım Devletine bağlı, ampul apoletli, tek kişinin sopası görevini yerine getiren yargıç cüppeli militanlar vardır.
Onların yerine, Yeniçeri devşirmesi gibi yetileri gelişmiş.al gülüm ver gülüm ekseninde İşbilenler vardır.
Onun yerine, Anayasayı yok sayanDiyen bir Asrın Lideri vardır.
Demokrasinin olduğu dönemlerde anayasayı çiğneyen cumhurbaşkanları, başbakanlar
açıkça belirtilen maddesine göre cezalandırılırdı.
Şahsım Devleti, demokrasiyi gideceği hedefe ulaşacak bir tren olarak gördüğü için, hedefine ulaştığına inandığı bu günlerde dinsizlik saydığı demokrasiyi hepten kaldırdı.
Bu ülkenin kurucularına diyen, rakiplerine z, gibi, burada yazılması bile utanılacak hakaretleri etme hakkını kendinde bulurken, eleştirenleri bile hakaret suçlamasıyla 69 bin kişiye dava açmıştır.
Bir zamanlar birbirlerine en ağır hakaretleri eden Devlet Bahçeli’ye dava açmamasının nedeni ise Bahçeli’nin gizli vizyonudur. Bunların bazıları:
demişti.
-Bunun karşılığında, devlet kadrolarına MHP’li militanların yerleştirilmesi.
Erdoğan’a hakaretler eden, kendisini bile tehdit eden Mafya lideri özel afla hapisten kurtarması.
Anayasa Mahkemesi Başkanını, Ana Muhalefet Liderini tehdit eden Süleyman Soyluyu koruması
(Hatta, Damat Berat’ın görevinde pasif duruma getirilmesi olayında Bahçeli’nin etkisi olduğu söylenmektedir)
Ali Babacan’ın görevi bırakmasından sonra, Damat Berat’ın Maliye ve Hazinenin başına getirilmesiyle değer kaybeden Berat Albayrak’ın istifa etmesiyledeğer kazanmıştır
Maliyeyi ve hazineyi Damat değil, askerde kantin yöneten, sivil hayatta bisküvi dağıtımı yapan Erdoğan yönetmekteydi.
Erdoğan gittiğinde Türkiye kurtulacaktır.
Edirne’de sözünü promterden okuduğu için artık ciddiye alınmıyor.
31 Mart’ta diye aynı sözleri okumuştu
Seçimlerden sonra yandaşların haram vurgunları son buldu, İstanbul Halkı kazandı…
İlk kez Berat’ın dik duruşunu takdir ettim.
Ümmet’e sığınsa da
At izi ile it izini söylemek cesaret ister.
Tokatlanan bakanlar,
Ağlaya ağlaya istifa eden belediye başkanları
Hiçbiriniz dik duramadınız
Berat gibi!
Yıldız AKALIN
NOT:
”)
Türkiye’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş bir bakanlar kurulu yoktur.
görmedim-duymadım-bilmiyorum
Türkiye’de, Anayasa’nın ve yasaların hükmü yoktur
, ‘’Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyorum, saygı da duymuyorum!’’
TCK Madde 309-1
(*1)
iki ayyaş
zürriyetsi
sapıklığın içindeler, alçaklar, sefil
(**2)
-Ecevit Hükümetini yıkma görevini yerine getirmesi
-Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasında katkısı
-Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar çoğunluğunu kaybetmesiyle devreye girerek Erdoğan’ı kurtarması
-Recep Tayyip Erdoğan’ı partili cumhurbaşkanı olmasında, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılmasında üstlendiği misyon
-Muhalefetin haklı önerilerini bile MHP’nin oy desteğiyle reddedilmesi.
-15 Ekim 2016 Pazartesi günü verdiği demecinde başkanlık sistemine şiddetle karşı olurken-kimden geldiği bilinmeyen o zarftan sonra 16 Ekim Salı günü grup toplantısında AKP’ye ‘’Getirin anayasa değişikliğini’’
Alaattin Çakıcı’yı
Türk lirası,
Türk lirası
.
‘’AKP giderse Türkiye Batar’’
‘’İstanbul giderse… ‘’
(*1) (TCK m.309/1'e göre; “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar
(**2) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski danışmanı Ahmet TAKAN ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Bahçeliye gelen bir zarftan sonra Bahçeli’nin değiştiği iddiası ciddiye alınması gerekir.
(***3)
O zarfın içindeki sırrı, şimdilik partisinden ve halktan saklayabilir ama, Türkeş’in el yazısıyla Bahçeli’nin ajanlığının ilişkisi gibi bu ZARF’ ta de ortaya mutlaka çıkacaktır.
Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…