

Bu gerçekler, medyanın yüzde doksan beşini oluşturan aynı suçlara ortak olmakla kalmayıp, halkın emeğinden çalınan ganimetlerden (!) pay alan yandaş sözde gazeteci-yazarlarca görmezden gelinmişti (*1)
Beraber yürüdükleri ve yürüttükleri her cinsten ortaklarıyla, Türkiye’nin parasal kaynaklarına beraber çökerken her türlü yolu seçmekten utanmadılar, korkmadılar:
Süleyman Soylu’nun kasası olan iki iş adamı, 57 yaşındaki eski Esenler Belediye Başkanına 17-18 yaşındaki kızlarla kumpas kurarak, ilişkileri kayıt altına alıp, onu istifa ettirerek, kendi adamlarını seçtirdiler.
Siyasetten uzak olması gereken yargının sadece yerel birimlerini değil, Yargıtay, Danıştay Başkanları da Rize’de AKP Genel Başkanı ile çay toplattırılarak siyasete çerez olarak kullanıldılar.
Hakimlik ve savcılık maaşıyla ulaşılamayacak servetler, mülklere sahip olmaları bir yana, yurtdışı gezileri yanında Pramount Otelinde kuruş ödemeden sefa sürmekten utanmadılar.
Böylesine lüks ve pahalı otellerde gazetecisi, hakimi, savcısı, siyasetçisi kuruş ödemeden kalmalarına rağmen, bu otel masrafının Sezgin Baran Korkmaz gibilerin aracılığıyla kara para aklayarak karşılandığı ortaya çıkmıştı.
1918 Yılında emekli olan Yargıtay Başkanı İsmail Hakkı Cirit, Pramount Oteli’ni Tankla basıp ele geçiren Cihan Ekşioğlu’ndan hediyeler alırken resimleri ortaya çıkmasına rağmen yine kimseden tık yok.
İstanbul Sözleşmesi, TBMM’de oybirliği ile kabul edilmişti.
Partili Cumhurbaşkanı, Oğuzhan Asiltürk’ün Cumhur İttifakını destekleme karşılığı KHK ile bu sözleşmeyi kaldırarak meclisi yok saymıştı.
İstanbul Sözleşmesinin ve Kadın Tacizinin KHK ile kaldırılmasına karşı, Danıştay’da (10. Daire) açılan davada RET oyu veren üç hakim, aslında sadece yasadışı bir karar vermedi, TBMM’ni de yok saydı.
Bu yasadışı kararı veren hakimler bize çok tanıdık geldi.
Yılmaz AKÇİL :Bekir Bozdağ tarafından 2014 yılında AdaletAkademisi Başkanlığına atanmış, 2016 yılında bu dairenin Fetö Yapılanmasının merkezi olduğu için feshedilmişti.
Diğer hakim ise 2019 da İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlık seçimlerini Ekrem İmamoğlu kazanınca AKP’nin ‘’hiçbir şey olmasa bile bir şeyler olmuştur!’’ Gerekçesiyle seçimler iptal olmuştu.
2017 Yılında yapılan referandumda Anayasa değişikliği yüzde 52 oyla reddedilmesine rağmen mühürsüz olduğu için iki milyon geçersiz oyların yandaş YSK kararıyla geçerli sayılması ile kabul edilmiş sayılmıştı.
Muhalefet, İstanbul seçimlerinde yaptığı gibi tavır koysaydı, bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemi olmayacaktı.
Artık tüm yolsuzluklar, belgelere erişim yasağı getirerek Yargıyı çökertme süreci başlatıldı.
Son olarak Yargı Paketi yasası diye
Aslında
Tarikat Yasasını getirerek
Ahlakı da çökerttiler.
YILDIZ AKALIN
(*1) Fetö sevici olup villalar kapan karı-kocalar, semirdikçe semiren Pelikancılar, mafya babalarının maaşa bağladığı sözde gazeteciler, aktif politikacılar
Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…