26 Ağustos 1922 Kocatepe: ‘’Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu Yıldızlar öyle ferahtılar ki, şayak kalpaklı adam Birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O saati sordu. Paşalar: ‘’Üç’’ dediler. Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi durdu. Bıraksalar, ince uzun bacakları üstünde yaylanarak Osmanlı, bilimi göz ardı ettiği için, kılıç gücü ile işgal ettiği toprakları, bilimi rehber alan ülkelerin teknik gücüne direnemeyerek, imparatorluktan konumuna düşmüştü. Saray, saray üstüne saray yaparken, cariye sultanlar, dönme damatlar halkı uyutmak için cami yaptırma yarışına girmişlerdi. Saray, Londra Bankerlerine ülkeyi ipotek edince, halkın ürününe, tütününe tarlasında el koymuştu. Damatlar ve Cariye Sultanların kışkırtmasıyla, kaybettiklerini tekrar geri alma umuduna kapılarak girdikleri savaştan da yenik çıkmakla kalmadılar. diyecek kadar alçalarak, ülkeyi işgalcilere teslim ettiler. Ordusu dağıtılmış, askerleri terhis edilmiş, silahlarına ve mal varlıklarına el konulmuş ülkenin dört yanında yeni devletler kurulmuş Türkler Anadolu’dan tamamen atılana kadar orta Anadolu’ya hapsedilmişti. önderliğindeki direniş hareketi işgalciler yanında Sarayı da rahatsız etmişti. Hem sarayın hem Emperyalist işgalcilerin engellemelerine, tehditlerine rağmen kararlılığı ile gerçekleştirdikleri kongrelerle halk desteği alarak, Ankara’da Halk Meclisini açarakbu Meclisle başlattılar. Kurtuluş’a karşı çıkan Saray Hanedanı,  ve Şeyhülislam, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının katli için fetvalar verdiler. Ülkenin birçok yerinde isyanlar çıkarttırarak kurtuluşu engellemek istediler. , asker sayısı, silah, top, teçhizat bakımından çok üstün olan işgal ordusunu bozguna uğrattı. İşgalci ordunun komutanını teslim alarak önüne kattığı işgal ordusunu Hanedan ve yerli işbirlikçiler, saray yaşantısı karşılığı ülkeyi işgalcilere bırakma umudu kalmayınca, işgalcilere sığınarak ülkeden kaçıp gitmek zorunda kaldılar. Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bağımsızlığı kabul edildi. Cumhuriyet taçlandırıldı. olarak kabul edip uygar, çağdaş, özgür bireylerden oluşan bir ulus devlet anlayışı getirildi. Emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri Şeyh Saitlerle isyanlar, Derviş Mehmetlerle Menemen vahşeti, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da Siyasal İslamcı desteğindeki katliamlarla dönüştüremedikleri Laik Cumhuriyeti ABD ve AB Kapitalizm desteğiyle değiştirme amacıyla AKP’yi görevlendirdiler. Görünen odur ki; ilk seçimlerde halkın oylarıyla Erdoğan rejimi sandığa gömülecektir. Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı aydınlanma sonsuza dek sürecektir. Aydınlanma, insan aklının özgürleşmesiyle başlar Nazım’ın vurguladığı gibi: Bu memleket ne Arap çöllerinde çubuklarla çizilerek kuruldu, ne de eş başkanlıklar verdikleri Kağıttan kurtçuklarla yıkılır. 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun! Yıldız AKALIN