Laik Cumhuriyeti Ilımlı İslamcı bir rejime dönüştürmek için ABD tarafından seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın, artık- üstlendiği- kutsal (!) görevinin bittiği bir dönemi yaşıyoruz. ABD, 90’lı yıllarda hazırlayıp 2000’li yılların başında Büyük Ortadoğu Projesi’ni eşzamanlı olarak: Türkiye, Fas, Mısır, Tunus, Yemen, Suriye, Sudan, Ürdün ve Cibuti üzerinde başlattı. Bu ülkelerdeki işbirlikçileri üstlendikleri bu görevi yapacak siyasi partilerin bile adı: olarak aynı isimle başladılar. Türkiye’de Siyasi İslamcı REFAH partisi içinde bu projeyi yürütme görevi ve bakımından en zayıf olanverilmişti. Gülen Cemaati yanında eski sol, sosyal demokrat, liberal kişilerle ilk kabineyle AB’nin de desteğini almıştı. Almanya’da Başbakan ve ortağı Yeşiller ’den en önemli destecileriydi. ABD ve Emperyalizm, kullanma süreleri biten işbirlikçilere yaptığını Erdoğan’a da uygulamaya başlaması, Erdoğan’ı ve yandaşlarını telaşlandırdı. Erdoğan, etrafındaki çıkarcıların kiminin ‘’ kimininkimilerinin ‘’önermesine inanmasıyla çizgiden çıkmaya başlaması sonunu getirmeye yetti. ABD’den izinsiz Suriye’ye girmesine ve Rahip Brunson’u tutuklayıp birde ABD’ye restine Trump’un; çıkışına Suriye’den çıkması ve Rahip Brunson’u serbest bırakması karizmayı yerle bir etti. Bu aşağılanmadan kurtulmanın fırsatını Suriye sınırında bir Rus uçağını düşürünce çıktığını sanarak: Başbakan Davutoğlu ile: Yarışına girmeleri de uzun sürmedi. Karşısında bilinen nedenle ‘ demek zorunda kalan varı- yoğu MHP Genel Başkanlığını sayesinde koruyan Bahçeli yoktu. Erdoğan yelkenleri indirip, her olayda yaptığı bahaneyle: Demesi işe yaramadı. Türkiye’de olsa Yargıtay, Danıştay, cümle Cumhuriyet savcıları birkaç sabıkalıyı da gizli tanıkla FETÖ’ ye havale ederlerdi. Hem tazminat hem de sözlü ve yazılı özür isterken: Demez mi? Asrın Lideri çaresiz, için Putin’in ayağına gitti. Putin’in kapısında kasıtlı bekletilmesine rağmen sesini çıkarmaması Gerçeği yanında çizgisine düşmesine neden oldu. Onunla da kalmadı alarak ABD ye karşı denilen hatayı yaparken, Türkiye’yi kurulduğundan beri kimse bu derece zayıf ve teslimiyetçi gösterememişti.   , devletin taşınmaz mallarının, afet dönemlerinde çaresiz vatandaşların yarasını saran n parasını yandaşlara aktaran gibi vakıfları bile Erdoğan’ın yakınlarının emrine verilen bir ülke olması Emperyalizme karşı kurtuluş Savaşını vererek yedi düveli dize getiren ve yendiği ülkelerin liderlerince saygı duyulan Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’si Erdoğan yönetimiyle en güvenilmez bir ülke konumuna düşmesi. Bahçelinin MHP’sini, Perinçek’in dar kadrosunu rahatsız etmiyor olabilir. Hatta, onlarca TGD’li gençlerin, silahsız ve savunmasız sivil bir ABD’li memurun başına çuval geçirerek ABD’ye ders verme destanı yazabilirler. BİDEN ile bir resim çektirmek için sinirsel ve fiziksel çökmüş durumda Roma’ya gitmesi gözlerinizi yaşartabilir. Ama ölümcül hasta yatağından kalkıp ağrılar içinde 19-24 Mayıs 1938’de İstanbul’dan Mersin ve Adana gezisiyle Fransa’nın direnmesine rağmen Hatay’ın topraklarımıza katma başarısını Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları asla unutmaz. O nedenle günü geldiğinde hukuk kuralları içinde Atatürk’e kılıç gösteren Fetö atıklarıyla hesaplaşacağız. Hem de çok yakında…. Yıldız AKALIN