Türkiye’nin en önemli sorunu, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarıdır. Her geçen gün, kendi partisi kadar, ülke içinde, tehlikeli bir risk unsuru olmaktadır. Her geçen gün, ülke için, hatta kendisine oy veren kitle içinde tehlikeli bir sona koşmaktadır. Kendisini kurtarmak için yaptığı her girişim ülkeyi onarılmaz bir yıkıma götürmektedir. Son dönemlerde dünya kamuoyunun tanık olduğu bir sağlık sorunu yaşamıştı. Yürümede zorluk çekmek, denge sağlayamamak, dinlerken konuşurken, hatta canlı yayında bile uyukladığı görülmekteydi İnsan bazan böyle durumları yaşayabilir. Tıbbi yardımlarla bu sorunlar giderilebilir, azaltılabilir. Ama bu psikolojik bir ruhsal dengesizlik olursa, gittikçe de artarsa, tehlikelidir. Hatta, bir aile büyüğünde bu belirtiler ortaya çıkarsa öyle bir kişi için yaptırımlar gerektirir. Hatta miras konusunda bile karar sahibi olamaz. Bunun son örneğini Katara resmi ziyaret için yapılan basın toplantısında  sorulacak soruların  tarafından hazırlandığı ortaya çıkmıştır Hangi soruyu hangi gazetecinin soracağı bile belirlendiği, tarafından basın toplantısından önce basına duyuruldu. Bu olay, bir ülke güvenliği yanında, o ülkenin saygınlığı konusunda da ağır bir aymazlıktır. Bu gazeteciler: gibi sadece gazeteci etiketli kiralık militanlar seçilmiştir. Basına önceden duyurulan hangi soru, kime sorulacağı bile isimleriyle açıklanmıştı. Sadece soru ve soruyu soracak kişi doğruydu, sadece tek bir soru sırası değişmişti Her toplantısında ’dan ayetler okuyarak inanç reklamı yapan Erdoğan,  sorusunu sorunca Erdoğan pişkince gülerek şaşırmış gibi:  Demiş ve yanıtı önündeki kâğıttan ve promterden zar zor okumuştu. Bu olay küçümsenecek, ayetlerle geçiştirilecek bir sorun değildir. Bu, yapılan şey vatandaşa, ülkeye hakarettir. Eleştirenleri içki masasındaki sohbetlere bağlayan Numan Kurtulmuş, AKP’de makam kapmadan önce Erdoğan için söylediklerini Google’dan okursanız, insanın yüzü kızarır. Dün şerefsiz dediğiniz BAE Emirini önüne halılar sererek, karşılamanızı bir ayetle örtemezsiniz.  bu tipleri diye adlandırmıştı.  ’dan asıl istediği, tüm kirli çamaşırlarını ortaya dökecek olan ya iade edilsin ya da susturulsun diye tükürdükleri eli öpmek zorunda kalmalarıdır. Artık Recep Tayyip Erdoğan’ın her alanda tükenmişliği artarak ortaya çıkmakta. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na Katar’da yandaş ilkesiz yandaş gazeteciler yerine gerçek gazeteci:  Sorusu,  AKP için değil ama, Türkiye hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmamıştı. Özal döneminde çıkarılan bir yasayla Türkiye’ye getirilen dövizin, altının, kaynağı hem sorulmayacak hem de vergi alınmayacaktı. Ecevit, 1998 Yılında ‘’çıkararak kirli para girişini engelledi.  devreye sokuldu, Ecevit koalisyon hükümeti yıkıldı, Siyasal İslamcı AKP’nin önü açıldı.  iktidara gelince  ilkönce Ecevit’in çıkardığı  rüşvet ve hırsızlık skandalında ortaya saçılan, bakanların, bakan çocuklarının odalarında para kasaları, para sayma makinaları, belgelerle, ortaya saçılmıştı. Egemen Bağış’a çikolata kutularında rüşvetler, Zafer Çağlayan’a Reza Zarrab ’tan 240 bin Avroluk saat rüşvet olarak verdiği belgeleriyle ortaya çıkmıştı. Siyaset anlayışına karşı çıktığım, o dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, bu yolsuzluklardan rahatsız olmuş ve bu bakanların yargılanarak aklanmalarını istemesi Başbakan Ahmet Davutoğlu, istedi, apar topar başbakanlıktan atıldı. Erdoğan, Davutoğlu’nun bu isteğine çok kızmış: O içki içiyor diye hedef gösterdiğin insanlar var ya? Onların boğazından bir lokma yetim hakkı geçmemiştir Ama o destek verdiğiniz tarikatlar Sadece kul hakkı yemiyorlar Erkek-kız demeden zikir çekerek ahlaksızlığın zirvesindeler… İnançlı insanları bile töhmet altında bırakıyorsun Biraz ahlak desem Nereyi soyacağız diyeceksin….   Yıldız AKALIN