
0 görüntülenme
GELİN CANLAR BİR OLALIM
Sivas, Osmanlı Beyliğinin, özünden dönüp, Arap Emevi ideolojisi ile yetiştirilen şehzade 1. Selim’in tahta
geçmesiyle yobazların hedefindeki şehir olmuştur.
Şehzade iken özel olarak din, Arap ve Fars dil dersleri alarak, kuruluşundan beri Türkmen geleneği ile yönetilen Osmanlı Beyliğini Muaviye yönetim şekline dönüştürmek için Babası padişah 2. Beyazıt’a darbe yaparak padişah olmuştur.
Fatih’in Batı’ya dönük, bilim ve sanat, hoşgörü geleneğinden sert, gaddar bir yönetim şeklini benimsemiştir.
Sivas’a Vali olarak atadığı Hızır Paşa’ya, Türkmen-Bektaşi Halk Ozan’ı idam ettirerek başladığı katliamı i) katlederek tarihe en gaddar Padişah olarak geçmiştir.
Sivas’ta her türlü baskı ve zulme karşı direnmiş Mustafa Kemal’in önderliğinde yapılan Sivas Kongresi ile Kurtuluşun temelleri atılmıştır.
Kurtuluştan sonra Sivas, Atatürk’ün devrimlerini ilk benimseyen şehirlerden biri olmuştur.
Bu nedenle gericiliğin ve yobazlığın hedefindeki şehir olmuştur.
Sivas Madımak Otelinde insanın diri diri yakılarak öldürüldükleri gündür.
kapsamında, Madımak Otelinde toplanan her inanç ve kökenden yazar, sanatçı, tarihçi aydınlar, laiklik, demokrasi ve uygarlık karşıtı yobazlar ve ırkçı faşistlerce yakılarak katledilmek istenmiş, 37 insan yanarak, dumanlardan boğularak öldürülmüşlerdi.
Bu katliam önceden planlanmış, bugünlerde in yaptığı gibi insanlar hedef gösterilmiş, devşirme birçok yobaz Sivas’a taşınmış ve göz göre göre katliam gerçekleştirilmişti.
Daha önceleri , katliamları, yine planlanarak, gerçekleştirilmişti.
Ali Baba Mahallesinde bir çocuk kavgası bahane edilerek başlatılan gerici saldırılar bir mezhep karşıtlığı görünümünde başlatılmıştı için Camilere ibadete giden halk imamlarca kışkırtılarak saldırılar gerçekleştirilmişti.
Günlerce Sünni vatandaşlar Alevilere karşı kışkırtılmış, broşürler dağıtılmış, Camilerde imamlarca Alevilere karşı kışkırtmalar yapılmış, bazı evler önceden işaretlenmişti.
Aslında bir Alevi-Sünni çatışması olarak planlanırken işaretlenen evler Alevi aileler yanında Alevi olmayan ailelerin evleri de işaretlenmişti.
Sünni ailelerin çoğunlukta olduğu Çavuşbaşı Mahallesi bile hedef alınmış, oraya bile saldırı girişiminde bulunulmuştu. (Çavuşbaşı seçimlerde ezici çoğunlukla CHP’nin kazanması)
Kahramanmaraş’ta Milliyetçi bir filmin gösterildiği sinemaya atılan bomba sonucu başlatılmış
Yüzlerce kişinin katledildiği Maraş Katliamının Ecevit Hükümetinin sıkıyönetime karşı olmasını kırmak için Kontrgerillaca müdahalenin engellemediği de ileri sürülmüştü.
Kahramanmaraş’tan sonra yapıldı.
MHP’li Gün Sazak’ın öldürülmesini bahane eden MHP ve Dinci grupların Vali ve Emniyet müdürünün göz yumması sonucu ve bir takım MHP yanlısı üyesi polislerin desteğine rağmen Çorum’da Sivas ve Kahramanmaraş’ta gibi gerçekleşemedi.
Çorum’da sol örgütler, Türkiye’nin diğer yerlerinde olduğu gibi parça parça olmak yerine birleşerek ortak bir direniş göstererek diğer bölgelere örnek olmuşlardı.
Madımak Katliamı, 12 Eylül Faşizminin solcu, demokrat, Atatürkçü, Laik kesimleri nefessiz bıraktığı bir dönemde onların tekrar toparlanmasını engellemek için yapılmıştır.
Cumhuriyetin Kalesi olan Sivas, ekonomik nedenlerle sanayi bölgelerine göçlerin artmasıyla, bilinçli
olarak kırsal kesimlerdeki ümmetçi kesimlerle doldurularak ilk kez bir Siyasal İslamcıların eline geçmişti.
Pir Sultan Anma Şenlikleri öncesinde ’nün ve Siyasal İslamcıların yayın organı kışkırtıcı yayınlarla diye halkı kışkırtıyorlardı.
Sivas’ta gerçekleştirilen katliamın amacı; Alevileri hedef almış gibi göstererek, aslında Sola ve demokrat Laiklere karşı yapılan bir planlı bir hareketidir.
Sağın, ırkçıların ve Siyasal İslam’ın devlet içinde örgütlenmesine karşın, demokratlar, laikler, solcular, Atatürkçüler 12 Eylül sonrası yine bölündüler.
Aleviler, Atatürkçüler, ayrı ayrı örgütlenerek farkında olmadan bu tuzağa düştüler.
Aziz Nesin, Madımak ’ta mezhepçiliği eleştirmesine rağmen, dinci yobazlar Aziz Nesin’i solcu olduğu için katletmek istediler.
Yoksa onun dini bilgisi o yobazların ağa babasından bile fazlaydı.
Çocukluğumuzda kasabamızda olsun, Sivas’taki Öğretmen Okulunda öğretmenlerimizin ve arkadaşlarımızın mezhebini, dini inancını bilmezdik.
Merakta etmezdik.
Madımak Otelinin binasında eskiden TÖS, daha sonra TÖB-DER vardı.
O sokakta aydın insanların uğrak yeri Çiçek Palas Bilardo salonunda Ramazan ayında bile saygıdan Müslüman olmayan arkadaşlarımız saygıdan gündüz çay kahve içmezlerdi
O sokakta her inançtan, her kökenden esnaf barış içinde yaşarlardı.
Yobazlar Sivas’ta :Diye yırtınırken, hedeflerini açıkça ortaya koymuşlardı.
Bugünün sapkın, bilim ve demokrasi düşmanları siyasal İslamcıların, sapkın tarikatların önünü açan sadece onların gücünden değil, demokratların, aydınların bölünmelerindendir.
Bu günlerde, Siyasal İslamcıların, ırkçı sahte Milliyetçilerin karşısında her görüşten bir muhalefet birlikteliği iktidarı sandıkta alma aşamasına gelmiştir.
Bu ülkemiz ve halkımız için en önemli bir çıkış yoludur.
için sağcısı, solcusu, her kökenden yurtseverler birlikte daha güçlü olacaklardır.
Zaman birlik olma zamanıdır.
Yıldız AKALIN





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…