Bir tarafta: Atatürk’e düşmanlık ederek, bunun üzerinden cumhuriyet değerlerini ortadan kaldırmayı hedefleyenler… Diğer tarafta: Atatürk ve cumhuriyet değerlerine katkı sunmadan, geliştirmeden, sahiplenmeden, Atatürk ve cumhuriyetin mirası üzerinde salt söylemler ile yaşam sürenler… Aralarında ne fark var? Biri direk karşıdan savaş açarak yok etmeyi hedeflerken, diğerleri içten içe “miras yiyerek eritiyor.” Farklı kulvarlardan aynı hedefe birlikte yürüyorlar. Her iki dalga yok etmek üzerine yükseliyor. Bu güne kadar her iktidar kamu fabrikalarına liyakat aranmadan partililer yerleştirerek, partilerin çiftliği haline getirdiler. Sonra hep bir ağızdan “devlet işletmeci olmaz. Devletin elindeki fabrikalar hantallaştı. Fabrikalar zarar ediyor. Bunları özelleştirelim.” Dediler. Küresel sermaye ve yerli işbirlikçilerce; fabrikalar, çiftlikler, tarlalar, akarsular, ormanlar, tarihsel/kültürel değerler, milli parklar…, talan edilerek özelleştirildi. Özelleştirme bahanesi ile işçi hakları budanırken, işçiler işten çıkarılırken seyrettiler. Cumhuriyetin devamı olması gereken sosyal devlet olma adımları tek tek yasalar ile ortadan kaldırılırken dik duramadılar. Basın yayın karşısında vatan, bayrak, millet şovu yapmaktan öteye götüremediler. Bu söylemleriniz insanlara inandırıcı gelmiyor. Fiilen ne yaptınız? Bu başarıya desek az kalır… Atatürk’ün “Beni Türk Doktorlarına Emanet Ediniz” diyerek, canını güvenip ülkesini emanet ettiği Doktorlar ülkeden giderken neredesiniz? Atatürk’ün hitabe yazdığı gençler ülkeden kaçıyorlar neredesiniz? Cumhuriyetin 100.Yılında Atatürk’ün hangi sözünü yerine getirdiniz? Cumhuriyetin 100.Yılında cumhuriyetin kuruluşundan bugüne ne kaldı? Cumhuriyetin 10. Yıl marşı ile 90 yıldır şarj olup, İzmir Marşı ile efkar dağıtarak; 50.Yıl, 100. Yıl marşı üretemeden, halkın vatan-bayrak duygularını kullanarak cumhuriyetin 100. Yılı kutlanır mı? Hadi hayırlısı…