Erdoğan, siyasete atılırken parmağındaki yüzüğü göstermiş: Bu yüzükten başka servetim olursa ‘’çalmış’’ sayılacağını kendisi canlı yayında duyurmuştu. ‘’Hedefe ulaşmak için papaz elbisesi bile giyerim!’’ Sözü de sıradan bir söz değildi. Her zorda kaldığında bu sözünü uyguladı. İktidara gelirken, Yolsuzluk-Yoksulluk-Yasaklar’la mücadele edeceği sözünü vermişti. Çocuklarını Türban Yasağı nedeniyle (!)Türkiye’de okutamadığı için, bir hayırsever iş adamı onları sevabına tee Amerikalarda okumalarını sağlamıştı. Zamanında ihanet eden ABD Diplomatları, kripto yazışmalarında Reisin diye rapor etmesin mi? Reis öyle kuru gürültüye pabuç bırakır mı? Diye meydan okudu. Kendi onayı olmadan bankanın, buna izin vermeyeceğini bilmez mi? Elbette bilir… Çocuklarda da yetenek maşallah Hem Amerika’da okudular hem de deyip, bir gemi sahibi olarak döndüler. Gemi sözünden Reis kasıt görmüş;  Diye sitemde bulunmuştu. ise 30 bin dolarlık çantayla kıskananları çatlattı. Reis bu atamayı gurur duyarak miting meydanlarında duyurmuştu. Siyaset yasağını,  cumhurbaşkanlığı umuduyla kaldırtan Baykal’ı suçüstü kumpasla devreden çıkardı. Kendisi okumayı sevmese de önemini iyi biliyordu… beri kader ortaklığı yapan yönetiminde, Beşliöncüsü küfürcü ile kurdular. ile pabucunu dama attılar. Tüm aile efradıyla hem belediyelerin hem de Cumhuriyetin sanayi birikimlerini kelepir fiyatına satarken, aslan payını mahdumlara Vakıf kılıfıyla bahşeylediler! Kullanıp atma huyunu karakter olarak benimseyen Erdoğan, Gülen’in yetişkin kadrosuyla derdest ettirdikten sonra Gülen’i de saf dışı etti. CHP’nin şaşkınlığında, Bahçeli’nin üstlendiği açık olarak ortaya koyunca, Erdoğan tek adam iktidarını ilan etti. Laik Cumhuriyet ve de Atatürk düşmanlığını daha açık uygulamaya koydu. Atatürk’ün ulusuna bağışladığı AOÇ’ne yargı kararına rağmen saray yaptırdı. Bir saray yetmedi, e , Bitlis’te için işsizlik, yoksulluk ülkede günbegün artmasına rağmen, milyarlarca Lira harcanmakla kalınmadı: uçan sarayına karşılık, Fabrikasını Ali-Cengiz oyunu ile Katar’a devretti. Dünyanın sayılı zengin ülkesinin Makam arabası sıradan bir Minibüs, evi ise bir apartman dairesi. altın kaplamalı koltuklara şaşkın bakakalmıştı. Üreten fabrikaları satıp, tarım alanlarını yandaşa, sırdaşa ulufe dağıtır gibi dağıtınca, Ataların dediği gibi: ‘’ : Samanı, buğdayı, şekeri bile dışardan alır duruma düştük. Parmağındaki yüzükle siyasete başlamış, yok edeceği dünyanın en zengin politikacısı olmuş, yok etmeye söz verdiği biteceğine ülkenin fakirlerini açlık sınırına, orta sınıfı mahkum etmiş, gerçekleri söylemek, nedenini sorgulamak ölümüne Ülke Enflasyonda dünya şampiyonu olsa da, Sarayından halka pencereden bile bakmaz olmuştu. Emine Hanım, halka: Önerirken Saray israfını eleştirenlere: ’’ Demekte direniyorlar… AB’den, ABD’den alamadığını umarken İran’da kadınlar Mollalara isyan edince Korkusu ağır basıp, en iyi bildiği Yüz seksen derece dönme numarasına geçerek ABD’de verdiği önemli sinyalle İsrail’e   sinyali mi verdi? Neden olmasın? !   Yıldız AKALIN