
0 görüntülenme
HADDİNİ BİLMEK !
Mevlana’ya sormuşlar:
‘’O kadar yazıyorsun, okuyorsun sen daha ne bilirsin?’’
‘’Haddimi bilirim!’’ Demiş.
Bilen ile bilmeyen bir olmaz!
Ömründe bilimsel, felsefi, araştırma üzerine tek bir kitap okumamış bazı kişiler, her konuda kulaktan dolma, akla- mantığa sığmayan, dedikoduları gerçekmiş gibi inanarak paylaşmaları moda oldu.
Genel Kültür, bilim, ahlaklı olmak için bilimsel, siyasal, kitaplardan, bilim insanı olarak benimsenmiş kişilerin belgelere dayanan eserlerinden ve o kuralları yaşamakla, özümsemekle öğrenilir.
Bu bilişim çağında sosyal medya aracılığıyla, o kadar çok montaj sahtekarlıklar yayınlanıyor ki, bilgisiz kişiler bu montajlara inanmakla kalmıyor, bu sahtekârlıkları savunmaya kalkışıyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, yönetime seçimle gelen bakan, başbakanların liyakat, servet birikimi, diploma sorunu en fazla AKP iktidarında gündeme gelmiştir.
İlk kez bir iktidar partisinin aile bireyleri yolsuzluklarıyla, devlet yönetimine doğrudan katılmaları, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı, özellikle de cumhurbaşkanlığı döneminde öne çıkmıştır.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmak için dört yıllık Üniversite diplomasına sahip olması gerekirken
Anayasa kuralı olmasına rağmen, Recep Tayyip Erdoğan’ın geçerli diploması da yok.
Aslında Recep Tayyip Erdoğan İmam Hatip Okulunda ve ‘dan zayıf notlar aldığı için o
dönemin eğitim yasasına göre ile okul hayatı bitecekken, bir öğretmenin teklifi ile öğretmenler kurulu kararıyla İmam Hatip okulunu bitirmişti.
İmam Hatip okulundan sonra Erdoğan’ın eğitim durumu karanlıkta kalmıştır.
Eyüp Lisesi ve Marmara Üniversitesi diploması hep şaibeli ve karanlıktır.
Bir ara, basına gösterilen diplomada, yılında mezun olduğu belirtiliyor.
Fakat, yılında kurulmuştu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderine, onun en yakın silah arkadaşına haddini aşarak hakaret etme cüretini göstermesine tek bir namuslu cumhuriyet başsavcısı diyemiyor.
Abdülhamit dönemindekaybettiği tarihe geçmişken-ortak karakter benzerliği nedeniyle Erdoğan tarih inkar etmektedir.
Diyeni ödüllendirende Erdoğan’dır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün, halka inandığı dinin gerçeğini göstersin diye kurduğu Diyanetin Başkanı bu haini kutsamakla kalmamış, Ayasofya’nın açılış senaryosunda Atatürk’e hakaret göstermişti.
İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kutlamasında yaptığı konuşmada, Atatürk’ün Nutuk’tan alıntı yapmıştı.
Atatürk’ün Vahdettin’e söylediği sözüne ihanetini onaylarcasına Bahçeli’nin ve Erdoğan’ın tavrı yadırganmadı.
Onlar aslında Tunç Soyer’in şahsında Mustafa Kemal Atatürk’e olan kin ve öfkelerini ortaya koymaktadırlar.
Mersin’de Polis evine PKK saldırısında bir polis ölürken, bir PKK’lı militan yakalanırken, iki militan bombalı yeleklerini patlatarak intihar etti.
İçişleri Bakanı Soylu ve Erdoğan, PKK militanının 2010 yılında CHP’nin cezaevinde tutuklu gazeteciler listesinde yayınladığı olduğunu açıklayarak Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi sorumlu tutmuşlardı.
Yandaş Gazeteler aldıkları talimat üzerine:başlığı ile CHP’yi hedef gösterdiler.
Erdoğan ve Soylu, bu terör komplosunu HDP’nin ve Selahattin Demirtaş’ın sahip çıkacağını beklerken onların teröre karşı çıkmaları iktidar ve yandaşlarının beklentisini boşa çıkardı.
Bir ay öncesinden bazı komploların yapılacağı ihbarının doğruluğu ortaya çıkarken, iktidarın ve yeraltı örgüt elemanlarıyla fotoroman koleksiyonun merkezindeki içişleri bakanının CHP’yi peşinen suçlamaları bu planlı komploların devam edeceği kuşkusunu umarız haklı çıkarmaz.
Bebek katili Öcalan’ın Cumhur İttifakını destekler mektubunu okuyan Bahçeliye, Öcalan’ın kardeşinin TRT ekranlarından Erdoğan’a destek istemesine rağmen ne ne onları dinlemeyerek, terör yerine barıştan yana olan Millet İttifakını destekleyerek barışı ve demokrasiyi tercih ettiler.
PKK pususunda canına kastedilen Kılıçdaroğlu’nu PKK destekçisi göstermeye çalışanlara ilk seçimlerde her inançtan, her kökenden, barıştan yana yurttaşlar Laik Cumhuriyete sahip çıkarak:
Yıldız AKALIN





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…