
0 görüntülenme
GEÇMİŞİ UNUTMA-GELECEĞE İNAN
13 Kasım 2022 tarihinde İstanbul’da İstiklal Caddesinde gerçekleşen terör saldırısına karşı Türkiye ayağa kalkarken, Erdoğan, Bahçeli ve İçişleri Bakanı Soylu tutarsız demeçlerle parti propagandası yaptılar.
Türkiye acı bir matem yaşarken; İçişleri Bakanı Soylu, ABD’yi bu saldırının planlayıcısı olduğunu ilan etmekle kalmadı ABD’nin başsağlığı mesajını reddetti.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Biden’le en azından birlikte resim çektirmek için gittiği Endonezya’da:
Kıvrak dans gösterisi yapan rakkaselerce karşılandı.
başsağlığı dileğine teşekkür etti.
Terörle ilgili hiçbir deneyimi ve birikimi olmayan Soylu, Başkanı iken Diye yeminler ederken, bir de ne görelim Soylu AKP’de Bakan!
Cumhurbaşkanının baş danışman olarak atadığı gölge örgütü un üyesi olduğunu, o nedenle Cumhurbaşkanının Baş Danışmanı atadığını bilmez mi?
Süleyman Soylu’nun İçişleri bakanlığı döneminde, Türkiye, ’den kim olduklarını bilmediğimiz binlerle başlayıp, milyonları aşan sığınmacı ülkesi oluverdi.
AKP İktidarı, AB ülkelerinden pimi çekilmiş bomba konumundaki bu sığınmacıları Türkiye’de
tutma karşılığı alacağı para ve ülkede uygulanan demokrasi dışı uygulamaları görmezden gelmesi karşılığı yanında, sığınmacıları vatandaşlığa alarak seçimlerde oy eksiğini tamamlamak istemişti.
Türkiye terörden en çok bedel ödeyen ülkelerin başında gelir.
Sadece nedeniyle kırk binden fazla insan hayatını kaybetmişti.
Sağ iktidarların seyirci kaldığı bu terör örgütü, Ecevit Hükümetinin ve TSK’nın kararlı tutumuyla terörist başı ininden çıkarılmış, Türkiye ile bilek güreşini göze alamayan ülkelerin geri adım atmasıyla paketlenip teslim edilmişti)
Neredeyse, dağdakilerin bile teslim olma noktasına gelinmişti ki; ABD Projesi olarak iktidara gelmesi ve atanmasıyla PKK dost, yedeği ve kabile ağası müttefik konumuna getirildi.
Hatta, AKP iktidarı tarafından verilen diplomat pasaportlarıyla legal konuma getirildi.
ve devlet adamı düzeyine getirip, önlerine kırmızı halılar serip, bayraklarını törenle göndere çekilmesine onlar bile şaşırmışlardı..
Bunun la yetinmeyip ihanetiyle iktidar ortağı konumuna getirildi.
AKP Kurultayında Almanya Şansölyesi Schröder, Hamas Lideri ve onur konuklarıydı. (* 1)
, sınır kapılarında seyyar mahkemeler kurularak aklandı.
Doğuda, Güneydoğuda tüneller, siperler kazıldı. PKK kimlik kontrolü yapacak konuma getirildi.
CHP, ‘’Dediğinde Erdoğan: ‘’Diyordu.
Irak’ta, Suriye’de Müslüman kanı dökülürken, Erdoğan ABD askeri için dualar etmişti.
AKP iktidarı; terör örgütlerini Türkiye’de ağırlarken Reyhanlı’da, Ankara’da, Suruç’ta çok kanlı eylemlerle vatandaşlarımız katledildi.
Balık Hafızalılar unutur ama biz bunları unutmadık.
AKP Siyasetçilerinin üçte ikisi Kabe yerine Fetullah Gülen’e tavaf ediyorlardı.
Fetullah Gülen’in, Türkiye Cumhuriyeti’ni ABD desteğiyle şeriatçı bir kabile devletine dönüştürme amacında olduğunu AKP iktidarına belgeleriyle, kanıtlarıyla uyarmasına rağmen, aynı amaçla iktidara getirilen AKP, bu uyarıları dikkate almadı.
Bununla da kalınmadı; yargı, bürokrasi, TSK, medya hatta yasama Gülen Tarikatına teslim edilmişti.
Bugün bile yargıda, kamuda, TSK’da hatta Mecliste bile FETÖ müritleri aynı hizmeti AKP’ye vermektedirler.
Rus uçağının düşürülmesini Erdoğan ve Davutoğlu sahiplenme yarışındayken, Rusya Türkiye’ye ağır yaptırımlar yanında Rus hava saldırısıyla 33 Türk Askerini öldürdü.
Erdoğan, bu saldırıyı kınamak şöyle dursun, Putin’in kapısında bekletilmeye razı olmuştu.
Erdoğan, Rusya’dan karşılığı milyarlarca Dolar karşılığı kullanılmamak üzere almıştı.
ABD bastırınca füze, hangara çekilirken parasını bile peşin ödediğimiz verilmedi.
Türkiye, uluslararası kara para aklayıcıları, uyuşturucu baronları ile İçişleri Bakanı’nın boy boy resimleri varken, Türkiye Kara Para aklayan ülkeler içinde 2. Sıraya gelmesine neden şaşırılır ki?
Reza Zarrap için ABD’de rüşvet vermediği bakan, kalmadığı ortaya çıktı.
dünyanın sayılı kara para baronlarıyla birlikte edindiği uçaklarda, lüks otellerde iktidar yanlısı milletvekilleri bakanları, adalet sağlayacak yandaş hakim ve savcılar ağırlandı.
gibi bakanlarla, yargıçlarla, savcılarla, iktidarla olan kirli ilişkileri ortaya dökülmesin diye Süleyman Soylu eliyle yurtdışına kaçırıldılar.
Sedat Peker’in belgeli itirafları demokrasinin kırıntısı ülkelerde olsaydı iktidarın kaybedilmesi şöyle dursun, yargılanırlardı.
Yarın SBK’ın itirafları ile yine ABD, savaşsız, darbesiz iktidarı köle konumuna getirerek ört-bas edecekler.
Süleyman Soylu, çocukluğumuzda mahallemizde, her haltı işlerken hep üste çıkmak için maraza çıkaran Nalbandın Dürü’yi hatırlatıyor.
Bu iktidar sandıkta kaybettiğinde bağımsız yargı huzurunda hesap verirken
Geçmişi unutmadan, geleceğe inanarak
Gelecek güzel günleri bekliyoruz…
Yıldız AKALIN





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…