
0 görüntülenme
AKLIN VE AHLAKIN İFLASI
‘’Siyasal İslamcıların iktidarda kalmak için uyguladıkları en geçerli taktik: İnsanları yoksul ve cahil bırakıp beyinleri esir alınarak iradeye boyun eğdirmeyi İbadet olarak benimsetmektir!’’
Emperyalizm, Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğündeki AKP iktidarını bu nedenle desteklediler.
Hanedanın, Haçlı güçlerinin uşaklığını üstlenen Şeyhülislam Mustafa Sabri, Mustafa Kemal ve Arkadaşlarına işgale karşı çıktıkları için İDAM Fetvasını vermişti.(**2)
Kurtuluştan hemen sonra BMM Hanedanlığı kaldırarakHalkın kendi kendini yönetmesi olan Cumhuriyeti kabul ederek
Cumhuriyeti taçlandırarak; olarak rehber edindiler.
Türkiye Cumhuriyeti; cinsiyeti, kökeni ve inancı ne olursa olsun eşit yurttaşlardan oluşan bir kurarken, batıda bile o dönemlerde olmayan kadın haklarını yasalaştırdı.
borçlarını bile ödeyen Türkiye Cumhuriyeti, her bölgenin koşullarına göre fabrikalar kurdu.
Bu fabrikaları çiftçisinin ürettiği tarım ürünleriyle karşıladı.
Yurtdışına gençleri göndererek bilgili, eğitimli bir toplum yaratmanın temellerini attı.
.
ve onun , işbirlikçi hainlere çıkarttıkları isyanlarla, işbirlikçi ABD oğlanlarıyla gerçekleştirdikleri darbelerle bu yıkamayacaklarını anlayınca, birçok ülkede denedikleri Siyası İslamcılarla hem kurtuluşun öcünü almak hem de mazlum ülkelere örnek olmasını engellemek için
desteklediler.
iktidarı, dün hakaret ettiği, suçladığı, kendi tarikatındaki yı kıtır kıtır kesip paketler halinde ülkesine götüren hakaretler yığdırırken, seçimlerde bir ilden bir ile gidecek parası kalmadığı için aldıkları Dolar karşılığı olarak Suudilere vererek ülkenin onurunu sattılar.
Katar Emirinin hediye ettiği uçan sarayın karşılığı olarak, ülkenin sadece kendi savunması için değil, başka ülkelere satış yaptığı Potamya’dan getirdiği dede mirası gibi Katar’a verdiler.
kalkışmasını destekledi diye etmedikleri hakaret kalmamışken, bütün kirli çamaşırlarını ortaya döken susturmak yanında, buharlaşan boşluğunu biraz olsun doldurmak için durumuna düşmesi normal ülkelerde olsa da devri AKP döneminde ‘’diye geçiştirdiler.
Ülkeyi yalnız işgalden kurtarmayıp, her kararı TBMM ile alan Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’e; diyecek kadar kin duyan biridir .
uygulamaya koydukları Projelerden; Mısır, Tunus, Suriye ve Irak’ta tam başarı sağlayamadılar.
Emperyalizme sorun çıkaracak ülkeleri , gibi sapkınlara bıraktılar…
Bu özellik, demokrasinin kırıntısı olan ülkelerde olmayan kötü bir karakter özelliğidir.
Siyasete başlamadan önce yapılan nice fabrikaları ve hava alanlarını bile: Demesi bilgi eksikliğinden değil, kendisine oy veren insanların kalitesini iyi bildiği içindir.
Tüm insanların aklıyla alay edercesine ?’’ Bile diyebilmişti
yolsuzluk ve rüşvet hırsızlığını l Diyerek savunmuştu. .
Erdoğan ve için demişti.
Arada bir dışarıyı da içteki muhalefet gibi görerek Dediğinde Trump:
Diye hakaret ve tehdit mektubunu gazetelerde yayınlatınca, Erdoğan özel uçakla Brunson’u ABD’ye Deniz Yücel’i Almanya’ya uçurmuştu!
Dini siyasete araç eden birçok politikacı olmuştur.
Ama hiçbiri, bütün dinlerin yasakladığı nefret dilini, küfrün gibi rahatlıkla kullanmamıştı.
Acımasızlığı, çocukluğunda yaşadığı baba şiddetinin sunucu olmasının bilimsel bir karşılığı vardır.
Erdoğan kendinden güçlüye karşı asla tavır koyamaz.
Erdoğan en ağır hakaretleri Mısır yapmıştı.
Para eksiğini kapatmak için ve ABD ve Katar’ın isteği ile ile, yakında Putin’in baskısıyla yakında ile yeniden kanka olursa şaşırmayın.
Erdoğan’ın Özelliğini bildikleri için kimse o hakaretleri ciddiye almaz.
Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Süleyman Soylu üçlüsünün önceleri birbirlerine karşı en ağır hakaretleri birbirlerine karşı yaptıktan sonra bir araya gelmesi Türkiye’de siyasetin nedeniyledir.
Süleyman Soylu, yüce mecliste kendisini eleştirenleri konuşturmamak için bağıra-çağıra olur-olmaz konuşması bir yana seviyesiz, terbiye sınırlarını aşan küfür ve hakaretlerle o meclisin şerefini bile çiğnemesini onaylayan AKP ve MHP’lilerinde aynı seviyede olduklarını utanarak izledik.
Atanmış bir bakanın halkın oylarıyla seçilmiş nazik bir muhalefet milletvekiline bile küfretmesi, TSK’nin nereden nereye geldiğini, bu kutsal bir yapının böylesi birine nasıl teslim edildiği sorusu akla gelmekte.
Siyasi çevrelerde Süleyman Soylu’nun yeri geldiğinde Erdoğan’ı bile tehdit etmesinin nedeninin
Elinde çok önemli belgeler olduğu konuşulmaktadır.
Yıldız AKALIN
Geçmişte; için: ‘’Diye yeminler etmişti.
: Erdoğan’a ‘’





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…