
Bizler hepimiz yarını düşünen, yarın için yaşayan insanlarız. Anı yaşamak yerine yarın için yaşıyoruz.
Oysaki değişmekte Anı yaşamakta bizim elimizdedir. Değişim denince Akla ilk gelecek olan, İnsanın kendini keşfetmesi ve kendini tanıması ile başlamalı.
Kendi kişilik yapısını bilen ve kendini tanıyan hedeflerini belirlemiş olan insanlar doğru mesleği seçmekte ve kendine uygun işi yapmakta daha çok imkân sağlamış olanlardır. Tüm bunları yapabilmesi için insanların aile bireylerinin sağlıklı ailelerden oluşması gerekmektedir.
Çünkü, sağlıklı aile bireyleri içinde yetişen insanlar, sağlıklı toplumları oluşturur.
Sağlıklı bir ailede yetişmiş olan kişiler ise özgüvenleri tam, toplum değerlerine sahip çıkan, örf ve adetlerini geleneklerini Aile önemini bilen ve kendini her konuda değişime hazır hisseden kendilerine farkındalık yaratan bilinçli insanlardır.
Değişimi sevmeyen insanlar hep aynı kabuğunda kalan insanlardır. Bunlar bazen, kendilerinden bile sıkılabilir.
Bu yüzden mümkün olduğu kadar Konfor alanlarımızdan çıkıp bizler için zor olan bir şeyleri yaparak sınırlarımızı esnetip alanlarımızı genişletmemiz gerekiyor.
Bir takım Sosyal, kültürel faaliyetlere yönelerek kendimizi geliştirecek, bugünümüze iyi gelecek birtakım davranışlarımızı ve seçimlerimizi sorgulayarak ve bunları alışkanlık haline getirerek yaşadığımız andan keyif almaya bakmamız gerekiyor.
Bunun için de insanın kendine zaman ayırıp hayatında nelerden keyif alıyor veya neleri değiştirmek istediğini gözden geçirerek değerlerimizi değiştirecek kararlar alarak fark yaratacak güzellikleri keşfetmemiz yeterli olacaktır.
Zamanla hepimizin mutlaka yaşamış olduğu acıları beynimiz tarafından unutulsa da deneyimlerimiz akılda kalmış olduğundan bir daha bu acıları yaşamamak ve hatalar yapmamak için, yaşamımızı, ruhumuzu, bedenimizi, deneyimlerimizi, acılarımızı, kaderimizi ve kendimizi sevmek gibi, yaşanılan anılarımız olan bu değerler bizlerin bugünlerini iyileştirmek açısından hayatımızda çok önemli yer almaktadır.
Yaşanılan ne olursa olsun, iyi ya da kötü bunların hepsi bize birer tecrübedir. Çünkü, hiçbir şey tesadüf değildir. Biz insanlar sadece Yaşadıklarımıza değil, yaşayamadığımız deneyimlerinize de ihtiyaç duyarız Kader bizlere sadece yolun tamamını değil, yol ayrımlarını da beraberinde vermiştir.
Böylece başkalarının acılarından, mutluluğundan bir şeyler öğrenerek, kendimize bir akıl ışığı yolu çizebiliriz.
Yaşadıklarımız ne olursa olsun iyisi ya da kötüsü, bizim daha anlamlı ve güçlü olmamız için gerekli olan unsurlardır.
Asıl önemli olan ise, hayatımızda başımıza gelen olaylar değil, bizim onları nasıl tepki verdiğimizdir.
Nasıl algıladığımız bu olaylara karşı nasıl yaklaştığımız davrandığımız ve hangi yönde olduğumuzdur.
Bu günümüzü iyileştirmek ve hayatımızın daha iyiye gitmesini istiyorsak yeniliklere ve değişimlere açık olmamız gerekiyor.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…