Bitlis’te bir taciz iddiasını haberleştiren ancak daha sonra haberi teyit etmeden kaleme aldığını söyleyerek yayından kaldıran Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Sinan Aygül ve avukatları katıldı. Aygül mahkeme heyetinin sorduğu sorulara yanıt vermedi. Daha sonra söz alan Aygül’ün avukatları ise sanığın yargılandığı maddenin iptali için CHP’nin Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğuna dikkat çekerek, AYM’nin kararının beklenmesi için duruşmanın ertelenmesini talep etti. Ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi. Son sözü sorulan savcı, haberin "Halk arasında endişe ve korku yaratma kast ve saikini gösterdiği" gerekçesiyle Aygül'ün cezalandırılmasını istedi. Avukatlar paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini talep etti. Tarafları dinleyen mahkeme heyeti Aygül’ün cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme kararında, “Sanık Sinan Aygül'ün üzerine atılı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlediği sabit olduğundan TCK'nın 61. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, fiilin diğer özellikleri dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep bulunmadığından sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir” görüşlerine yer verildi. Ceza, “Geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın sosyal ilişkileri, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve paylaşımı düzelterek eyleminden pişmanlık duyduğu” dikkate alınarak, 10 aya indirildi ancak ertelenmedi. Aygül’ün avukatları karara itiraz edecek.

“Bu yasadan ceza alan ilk kişiyim”

Kararı VOA Türkçe’ye değerlendiren Aygül, "Dezenformasyon yasası" nedeniyle yargılanan ve ceza alan ilk kişi olduğunu söyledi. “Korktuğumuz başımıza geldi” yorumunu yapan Aygül, şunları söyledi: "Yasa sadece gazetecileri hedeflemiyor, tanımlanan suç özgü bir suç değil, herkese isnat edilebilecek bir suç. Dolayısıyla sadece gazeteciler değil, bütün toplum hedefte. Sözgelimi bugün bir vatandaş kendi kişisel hesabından bir twit atar da bu yasa kapsamında işlem başlatılırsa Twitter gibi milyonlarca kişinin kullandığı bir iletişim mecrası derhal kapatılabilecek. Yasa buna müsaade ediyor.”

“AYM yasayı Anayasa’ya aykırı bulursa bu dava boşluğa düşer”

Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği (MLSA) Başkanı Avukat Veysel Ok da VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi'nin kararını beklemesi gerektiğini dile getirdi. AYM’nin yasa maddesini Anayasa’ya aykırı bulması halinde, davanın boşluğa düşeceğini ifade eden OK, “Bu, yerel idarecilerin yargıya olan etkisini ortaya çıkarıyor. Hiçbir şekilde dava açılmaması gerekirken dava açıldı ve akabinde ilk celse ceza aldı ve ertelenmedi. Biz bu davada AYM başvurusu yapmıştık. CHP’nin başvurusu da vardı. Mahkemenin AYM’nin kararını beklemesi lazımdı. Şimdi Anayasa Mahkemesi dezenformasyon yasasının Anayasaya aykırı olduğunu karar verirse bu dava boşluğa düşecek. Ama maalesef bu kanunun uygulama biçimi konusunda bize fikir veriyor. Bu davadan sonra birçok gazeteciye benzer soruşturmalar açıldı. Seçim sürecinde de baskıyı da net bir şekilde göreceğiz” diye konuştu. VOA tarafından geçilen "Dezenformasyon Yasası" Kapsamında İlk Ceza haberinde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. "Dezenformasyon Yasası" Kapsamında İlk Ceza haberi web sayfamıza otomatik olarak VOA sitesinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan "Dezenformasyon Yasası" Kapsamında İlk Ceza haberinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.