Kazakistan bozkırının ortasında yer alan Köbeytuz Gölü, yaz aylarında pembeye bürünen suyuyla dikkat çekiyor.
Başkent Astana'ya yaklaşık 160 kilometre uzaklıktaki Akmola bölgesinde bulunan Köbeytuz Gölü, sıcaklık ve kuraklığın belirli bir seviyeye ulaştığı yaz dönemlerinde pembeye dönüşüyor. Bu özelliğiyle ülkenin en dikkat çekici doğal alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Gölün pembe rengi, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayan Dunaliella salina adlı mikroalgden geliyor. Bu mikroalg, yoğun güneş ışığına karşı karotenoid pigmentleri üretiyor.
Kazakçada "tuzlu göl" anlamına gelen Köbeytuz, yüzyıllardır yöre halkınca yüksek mineral yoğunluğuyla biliniyor. Tarihi haritalarda da önemli bir coğrafi referans noktası olarak gösterilen göl, adını doğal yapısının en belirgin özelliğinden alıyor.
Tuzluluk oranı bazı dönemlerde Ölü Deniz ile kıyaslanan gölde balık yaşamıyor. Beyaz tuz kristalleriyle kaplı kıyıları ve mineral bakımından zengin yapısı, Köbeytuz'u Kazakistan'ın en sıra dışı doğal miraslarından biri yapıyor.
Kovid-19 döneminde dünya çapında ilgi gördü
Köbeytuz, Kovid-19 salgını döneminde sosyal medyada paylaşılan görüntülerle yurt içinde ve dışında büyük tanınırlık kazandı. Diz seviyesini aşmayan sığ yapısı sayesinde her yıl binlerce kişi gölü ziyaret ederek pembe su ve tuz kristalleri üzerinde fotoğraf çektiriyor.
Ancak artan ziyaretçi sayısı çevresel sorunları da beraberinde getirdi. Ziyaretçilerin gölden tuz ve çamur toplaması, kıyı şeridinde araç kullanılması ve çevreye çöp bırakılması, gölün hassas ekosisteminde tahribata yol açtı. Bu durum üzerine ülkede Köbeytuz'un daha sıkı korunmasına yönelik talepler arttı.
Cumhurbaşkanı Tokayev'den koruma talimatı
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, bu ay verdiği talimatla Köbeytuz Gölü'nün Buyratau Devlet Milli Tabiat Parkı sınırlarına dahil edilmesini istedi. Göl, "özel koruma altındaki doğal alan" statüsüne kavuşturulacak.
Akmola Valiliği, koruma çalışmaları kapsamında göl çevresine seyir terası ve otopark inşa edileceğini açıkladı. Ziyaretçilerin hassas kıyı bölgelerine girişi sınırlandırılacak. Bölge girişlerinde 24 saat kontrol noktaları kurulacak, polis ve ilgili kamu kurumları ortak denetim yürütecek.
"Çocuklarımla unutulmaz anılar biriktirdik"
Çocuklarıyla Köbeytuz'u ziyaret eden Astana sakini Asel Abdrahmanova, uzun süredir sosyal medyada gördüğü gölü bu yaz ilk kez ziyaret ettiğini belirtti. Bozkırın ortasında böyle bir doğa harikasıyla karşılaşmaktan hayranlık duyduğunu dile getiren Abdrahmanova şunları söyledi: "Beni en çok etkileyen pembe sudan ziyade güneş ışığında parlayan tuz kristalleri oldu. Sanki bıçakla kesilmiş gibi düzgün şekilli küçük tuz parçaları gölün üzerinde yürürken eşsiz bir görüntü oluşturuyordu. Çocuklarımla harika fotoğraflar çektirdik ve unutulmaz anılar biriktirdik."
Akmola Bölgesi Doğal Kaynaklar ve Doğa Kullanımını Düzenleme İdaresi'nce yapılan hidrokimyasal analizler, göl suyunda amonyum azotu, amonyak, klorür, arsenik ve sülfat gibi bazı maddelerin sınır değerlerinin üzerinde olduğunu ortaya koydu. Yetkililer, bu nedenle gölde yüzmenin sağlık açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca gölden tuz toplanmasının da doğal yapıyı olumsuz etkilediğini vurguladılar.
Son dönemde sosyal medyada göl çevresinde yeniden biriken çöplerin görüntüleri paylaşıldı. Bu durum, koruma tedbirlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Çevre uzmanları, Köbeytuz'un eşsiz ekosisteminin gelecek nesillere aktarılması için ziyaretçi sayısının kontrollü yönetilmesi, çevre kurallarının tavizsiz uygulanması ve doğal alan üzerindeki insan baskısının en aza indirilmesi gerektiğini ifade ediyor.











Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…