Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) son yıllarda eğitimde hayata geçirdiği yeni müfredat, dijitalleşme adımları ve uluslararası öğrenci başarı araştırmalarındaki yükseliş, uluslararası kuruluşların raporlarına yansıyor. Bu gelişmeler, eğitim çevrelerinin de dikkatini çekiyor.
Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredat ve dijitalleşme adımları, Türkiye'nin uluslararası arenadaki yükselen grafiğini ortaya koyuyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ile Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi uluslararası araştırmalar, Türkiye'nin yükselişini gösteriyor.
MEB tarafından 10 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak geliştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, 2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlandı. Bu model, bilgi aktarımının yanı sıra beceri temelli öğrenmeyi, değerler eğitimini ve öğrencilerin bütüncül gelişimini merkeze alıyor.
Türkiye'nin yeni müfredat yaklaşımı, çeşitli uluslararası toplantılarda ve diplomatik temaslarda takip ediliyor. OECD'ye üye ülkeler başta olmak üzere birçok ülke, modelin beceri odaklı yapısının küresel eğitim eğilimleriyle uyumlu olduğunu değerlendiriyor.
Geçen yıl kasım ayında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde düzenlenen G20 Eğitim Bakanları Toplantısı'nda, MEB'in eğitim alanındaki atılımları UNICEF tarafından dünyaya örnek gösterildi. UNICEF Küresel Eğitim ve Ergen Gelişimi Direktörü Pia Britto, "değer ve beceri temelli" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin uluslararası alanda takdir edildiğini dile getirdi.
Britto, öğretmenlerin yeni müfredata hazırlanması için yürütülen yüz yüze eğitimlerin örnek uygulamalar olarak öne çıktığını vurguladı. Ayrıca Türkiye'nin merkezi eğitim sistemiyle erken çocukluk eğitiminde ulusal standartları başarıyla uygulayan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.
Azerbaycan'dan bir haber ajansının yaptığı haberde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin değer eğitimi, karakter gelişimi ve milli-manevi kimliği akademik gelişimle birlikte ele aldığı aktarıldı. Böylece Türkiye'nin sadece altyapıda değil, kendi değerleriyle örtüşen eğitim modeliyle de kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiği belirtildi.
Türkiye'nin eğitimde dijitalleşme alanındaki ilerleyişine ilişkin olumlu görüşler, bazı raporlarda yer alıyor. Bakan düzeyinde yapılan görüşmelerde de Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerinin takdirle karşılandığı ifade edildi.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) raporları, Türkiye'nin eğitim teknolojilerindeki küresel liderliğine dikkat çekiyor. Raporda, Türkiye'nin neredeyse tüm dersliklerinde etkileşimli tahta ve internet altyapısı bulunan dünyadaki tek ülke olduğu vurgusu yapıldı.
Kırgızistan Eğitim Bakanı Dogdurkul Kendırbaeva, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüşmesinde, Türkiye'nin eğitimde yapay zekayı ve teknoloji kullanımını takdirle izlediklerini belirtti. Kendırbaeva, "Türkiye'nin, eğitim alanında teknoloji kullanımı konusunda desteğini bekliyoruz." diye konuştu.
Eski Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Ossowski de MEB ile yürütülen başarılı projelerden gurur duyduğunu dile getirdi. Ossowski, eğitimde dijitalleşme başta olmak üzere Türkiye'nin birçok alanda diğer ülkelere rol model olabileceğini söyledi.
OECD tarafından yayımlanan "Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu", Türkiye'nin eğitimde güçlü yükseliş gösterdiğini vurguladı. Rapor, Türkiye'nin eğitimde kapsayıcılığı artırma ve genç nüfusu eğitime kazandırma alanlarında OECD ülkeleri arasında öne çıktığını ortaya koydu.
Türkiye'nin OECD tarafından yapılan PISA'nın yanı sıra TIMSS'in son uygulamasındaki sıralaması, birçok ülke ve kurum temsilcisinin dikkatini çekti.
Bakanlığı ziyaret eden Japonya eğitim heyeti, Türkiye'nin PISA araştırmalarındaki yükselen başarısını ve ölçme-değerlendirme alanındaki uygulamalarını yerinde inceledi.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Bakan Tekin ile yaptığı görüşmede, PISA sonuçlarının son 10 yılda Türkiye'nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirtti.
OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ise Türkiye'nin eğitim alanındaki hamlelerinin, karşılaşılan krizlerde işleri tersine çevirebileceğini gösterdiğine işaret etti. Schleicher, "Sihirli bir değnek buldukları için değil, tutarlı sistemler inşa ettikleri için, eğitimi sürdürülebilir kılmaya dönük yerel kaynakları seferber ettikleri için ve daha iyi becerilerin daha iyi işlere ve daha iyi yaşamlara dönüştüğü iş gücü politikalarına yatırım yaptıkları için..." değerlendirmesinde bulundu.
UNESCO Eğitimden Sorumlu Genel Direktör Yardımcısı ve eski İtalya Eğitim Bakanı Stefania Giannini de farklı bakış açılarından ve zorluklardan gelerek çözümler üreten ve ilerleme kaydeden parlak ülke örneklerinden birinin Türkiye olduğunu vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Türkiye'nin eğitimde hayata geçirdiği uygulamalar ve bunların uluslararası alandaki yansımalarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Bakan Tekin, 2010'lu yıllardan itibaren eğitim öğretim sistemini, Bakanlık bünyesinde kurulan izleme ve değerlendirme birimleri ile uluslararası göstergeler itibarıyla incelediklerini anlattı.
Bakan Tekin, Bakanlık bünyesinde fiziki altyapı, akademik başarı ve insan kaynakları uygulamalarını yapay zeka üzerinden analiz eden, izleyen, değerlendiren ve raporlayan bir sistem kurduklarını söyledi. Tekin, "Nerede, hangi okulumuzun neye ihtiyacı var, elektronik ortamda bütün genel müdür arkadaşlarımız, ilgili birimlerdeki arkadaşlar orayı görebiliyor. Bu, fiziki altyapı ve teknolojik altyapıyla ilgili." ifadelerini kullandı.
Akademik başarılarla ilgili olarak Bakanlığın ulusal izleme araştırmalarından Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırmasını başlattıklarını hatırlatan Tekin, PISA ve TIMSS'in uygulanmadığı yıllarda bu araştırmayı yaparak öğrencilerin akademik başarılarını izlediklerini ifade etti.
OECD ve UNESCO gibi kuruluşların eğitim öğretim süreçleriyle ilgili rutin aralıklarla raporlar yayımladığını anımsatan Tekin, "Bu kuruluşlar, 'Eğitime bakış' benzeri isimlerle raporlar yayımlar ve PISA ve TIMSS örneğinde olduğu gibi akademik becerileri izleyecek döngülerle uygulamalar yaparlar. Biz bu iki değerlendirmede; hem içeride hem dışarıdaki değerlendirmeler üzerinden politikalarımızı belirleyip yürüyorduk." bilgisini paylaştı.
Bakan Tekin, "Bilhassa 15 Temmuz sürecinde Bakanlık üzerindeki vesayetçi yapıların ve uygulamaların önünün kesilmesiyle Türkiye'nin uluslararası raporlardaki başarıları da yukarıya doğru bir ivme kaydetmeye başladı." dedi.
Türkiye'deki eğitime ilişkin yayımlanan uluslararası raporlara değinen Tekin, şunları kaydetti:
"Okullaşma oranı, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitimde teknolojinin kullanımı gibi konularda Türkiye'nin uluslararası ortalamaların üzerine çıktığı çok net bir şekilde ifade ediliyor. Bu bizim için önemli ve biz bunun devamını sağlayacak, bu anlamda geriye düşmeyecek adımları atmaya devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu tarihten itibaren bütün bütçelerimizde eğitim öğretime birinci öncelik verildiği için bu böyle devam edecek.
Fiziki ve teknolojik altyapı ile benzeri maddi konularla ilgili sorunlar büyük oranda çözülmüş durumda. Büyük oranda diyorum çünkü bir deprem kuşağında yaşıyoruz. Deprem güçlendirmesi, deprem kontrolleri ve analizleri yapıldıkça bu tür ihtiyaçlar ortaya çıkacaktır. Ekonomik ömrünü tamamlayan okullarımız var, onların yıkılıp yeniden yapılması süreci devam edecek. Ancak göstergeler itibarıyla geldiğimiz nokta önemli."
Bakan Tekin, 2013-2014 yıllarında uluslararası ortamlarda kendilerine, "Sizin programlarınız hala çocuklara bilgi verme odaklı olduğu için uluslararası sınavlarda çocuklarınızın başarılı olma ihtimali yok." denildiğini hatırlattı.
Tekin, beceri odaklı bir program yapmak istediklerinde çıkarları zarar gören vesayetçi güçlerin engellemeleriyle karşılaştıklarını ifade etti. "O yapılar kapatılıp eğitim öğretim programlarımız, müfredatımız beceri odaklı hale gelince bu başarılar artmaya başladı." görüşünü dile getirdi.
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni, Türkiye'nin eğitim sistemine ilişkin "beceri odaklı bir yapınız yok" eleştirisini ortadan kaldırmak üzere hazırladıklarını vurguladı. Yeni müfredatın uluslararası yapılar, öğretmenler ve akademisyenlerin görüşü alınarak hazırlandığını söyledi.
Geçen yıl mayıs ayında 59. PISA Yönetim Kurulu Toplantısı'nın Türkiye'de yapıldığını anımsatan Tekin, şunları kaydetti:
"Orada kendilerine yaptığımız sunumdan sonra bu program değişikliklerinin farklı dillere çevrilip farklı ülkelere anlatılması gerektiği yönünde tavsiye kararı oldu. Birçok ülkeden de bunları anlatmamız için bizden heyetler istenmeye başlandı ve arkadaşlarımız bunu anlatıyorlar. Bu, skorlara da yansımaya başladı."
Tekin, son açıklanan TIMSS skorlarında Türkiye'nin uluslararası göstergeler açısından büyük başarı yakaladığını ifade etti. Türkiye, 4. sınıf fen bilimleri alanında 4'üncü, 8. sınıf fen bilimleri alanında 7'nci, 4. sınıf matematik alanında 8'inci, 8. sınıf matematik alanında ise OECD ülkeleri arasında 10'uncu sırada yer aldı.
PISA 2025 sonuçlarının 8 Eylül'de Slovakya'nın başkenti Bratislava'da açıklanacağını anımsatan Tekin, OECD'nin Türkiye'den beklentisinin yüksek olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, "Çocuklarımızın uluslararası arenada rekabet ederken güçlü olmasını istiyoruz ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlerden de uzaklaşmalarını istemiyoruz. Dolayısıyla böyle bakıyoruz mevzuya. Başka ülke yetkilileriyle konuşurken de o ülkenin kendi geleceğinin çocukları tarafından sahiplenilmesi, dünya barışının çocuklar tarafından içselleştirilmesi, dünyada insan hakları ihlallerinin, savaşların sona erdirilmesi için eğitim öğretim programlarında mutlaka bunların yer alması gerektiğini paylaşıyoruz." diye konuştu.








Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…