Her şeyden önce şunların altını koyu ve kalın çizgilerle çizelim: CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun elektrik faturaları konusunda yaptığı açıklama siyasî muhalefetin daniskasıdır. Yasalara karşı gelmeyi özendirmek değil, sivil başkaldırıya çağrıdır. Demokratik başkaldırı hakkıdır. Bu açıklamalar; sivili ve resmîsi olmayan, düz siyasetin doğru anlaşıldığının ve yorumunun sonucudur. Ülke ve halk yararına olmayan siyasetle ve o siyasetin uygulayıcısı siyasetçiyle kavganın özüdür. Bu kavga; demokrasinin kurum ve kurallarıyla işletilmesi için verilmesi gereken zorunlu bir kavgadır. Bu kavga; demokratik siyaseti aşağılamaz, yüceltir. Halkın partisi olan, insanı ve insan emeğini en yüce değer sayan bir parti bu kavgayı göze almaz, alamaz, bu kavgayı vermez, veremezse kaldırır varlık nedenini ortadan. Bu kavgayı yasalara aykırı olarak değerlendirmek ve bu kavgayı veren partiyi bu biçimde suçlamak ve yaftalamak kime hizmet edildiğinin de dışa vurumudur. Bu kavgayı veren parti iflas etmez, yaşamını uzatır. Doğrudur, bu kavgayı yeteneği olanlar verirler. Bu kavga kifayetsiz muktedirlerin boylarını fersah fersah aşar. Bu kavgayı verende değil, bu kavgayı yerende aranmalıdır o siyasî akıl. Bu kavgayı veren değil, bu kavgayı yeren, yasalara saygıyı yasalara karşı çıkmak sayan kavgalıdır işin gerçeği demokrasiyle. Bizim ülkemizde yetersiz olan muhalefet değil, son yirmi yılda ülkeyi yöneten kifayetsiz iktidardır. Hesap verecek olan da odur. Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını anti demokratik olarak değerlendirenler verecekler yaptıklarının hesabını. Yokluk ve yoksulluk kıskacında inim inim inleyen halkı zam tufanına tutanlar hesap verecekler. Elektrik faturalarına, bir gecede, bir kişinin imzasıyla getirilen akıl almaz zamlar mı demokratik? Hadi oradan! Dar gelirleri karanlığa, borca, krediye mahkûm etmek mi yasal ve doğru siyaset? Hadi oradan! Enflasyona yansımasın, maaşlar artmasın diye bekletip elektrik zammını yılbaşı gecesi yapmak mıdır halk yararına siyaset? Hadi oradan! Bu yaptıklarınızın hesabını tarafsız yargıda, tarafsız yargıçlara, yasanın gerektirdiği biçimde siz vereceksiniz. O gün; her gün biraz daha, yakına geliyor. Korkuyorsunuz. Korkacaksınız! Korkun!