Bildiğiniz elma değil, elma kurdu olsa o iş kolay.

Her siyasi parti, size anlattığı değerlerin iç kurdu olup, özü ile beslenerek hayatta kalır.

Kimi Milliyetçiliği kurtlandırır, kimisi İslamiyet’i, kimi de laikliği.

Karnı doyana kadar değil, yeni nesil kurtları da üretip 50 sene beş yüz sene beslenirler.

Elma bitmesin diye gübre verip sulama bile yaparlar! Yani dini değerlerden besleniyorsa, cemaatler ile elma ağacına zirai bakım yaparlar. Laiklikten beslenecekse derneklerle gübre atarlar. Etnik kökenden beslenecekse, halkını diri tutarlar.

Kızıl elma fikrini AKP yetkililerine sorsanız, “Vesayetten kurtulan Türkiye” diyorlar.

Fakat ekonomiyi gırtlağına kadar borca sokarak, gelecek nesilleri bile

“Vesayet “altına sokan bir zihniyet oldukları ortaya çıktı.

Hadi diyeceksiniz ki “kızıl elma “ile AKP değil önce MHP’nin konuşulması lazım, onu da konuşalım.

MHP'ye göre Kızıl Elma, “Türk Milletinin dünya üzerindeki hâkimiyet idealini, adalet arayışını ve aleme nizam verme iradesini simgeleyen en büyük ülküsüymüş”.

Bu ülkü neticesinde, PKK ile pazarlık yapmaya ve liderlerini neredeyse parti kurup Meclise davet etmeye karar vermiş gözüküyorlar.

PKK parti kursa Kürt halkını, MHP’nin Türk halkını temsil etmesinden daha iyi temsil eder. Hatta PKK Türk halkını bile MHP’den daha iyi temsil edebilir siyasi bir oluşum kurarsa. Tabi ki AKP güdümüne girip oy verenleri satmazsa!

Muhalefet partilerinden de kısaca bahsedelim. Farkındaysanız MHP’yi muhalefet saymadım, AKP çatısında “iç güveysi “olmanın zor şartlarından dolayı onlara da yazık! Ne pahalılıktan bahsedebilirler ne düşük emekli maaşını gündeme getirirler. Hiçbir doğruyu söyleyemeden, AKP’nin dümen suyunda bir siyaset. İnsanların gözüne bakacak yüzleri bile kalmadı!

Neyse şimdi gelelim CHP’nin elma iç kurdu ile bağlantısına.

İşte onun kızıl elması da Atatürk ve Cumhuriyet. O da bu değerlerin iç kurdu olacaktır.

Ana fikri iyice anlatmak istiyorum, yoksa bizim ülkemizde “şunu mu demek istedin “diye tutuklu yargılanma ihtimalimiz yüksek!

Her siyasi oluşum, elma örneğinde anlattığım gibi kendi fikrinin “iç kurdu “olarak yaşar. Ondan “beslenir”.

Beslenirken de meyveyi tüketir, fakat ağacını diri tutar. Seneye yine yiyecek, öbür seneye yine lazım elma.

Bir de “elma kök kurdu “vardır ki oda başka yazı konusu olsun. Hatta biraz sabır ederseniz yazıya gerek kalmaz hepimiz yaşarız belki de!

Kalın sağlıcakla…