- Dünya ve 2.Dünya Savaşlarının nedeni kapitalizmin çıkar çatışmalarıdır.
- Dünya Savaşı, Almanya- İngiltere arsındaki ekonomik rekabet, hammadde ve sömürge arayışıdır.
Almanya, asker eksiğini, ekonomik bakımdan tükenmiş, topraklarının büyük kısmını kaybetmiş, baskı ve sürgünlerle saltanatını sürdürmesi zorlaşan Osmanlı Hanedanını ve yeni Pazar bulma arayışında olan İtalya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile İttifak Devletleri olarak İngiltere, Fransa, Sırbistan, Çarlık Rusya’sı, Yunanistan, Portekiz, Romanya ve daha sonra ABD, İtalya İtilaf Devletleri olarak katıldılar.
1914-1918 yılları arasında 4 yıl süren savaş İtilaf Devletlerinin yengisiyle sonuçlandı.
Milyonlarca insan hayatını kaybetti, yeni devletler oluştu, siyasi dengeler değişti, yenik ülkeler ağır bedeller ödemek zorunda kaldı.
En ağır bedeli Osmanlı Devleti ödedi.
Ülke İşgal edildi, Kürt, Ermeni, Pontus Rum Devletlerinin kuruluşu Hanedana kabul ettirildi.
Daha acısı, ABD, Anadolu’nun Türklerden arındırılması, geldikleri yere (Orta Asya) sürülmesini istiyordu.
Hanedan, sarayı karşılığı ABD, İngiltere ya da Fransız Mandasına da razı idi.
Bu umutsuz dönemde, Çanakkale’de askeri dehasını kanıtlamış Mustafa Kemal meydana çıkmış vatansever arkadaşlarıyla kurtuluş ve bağımsızlık için Anadolu’ya geçerek ‘’halkın makus talihini tersine çevirmek için halkıyla birlikte emperyalizme meydan okumuştu!’’
Kurtuluş Savaşına; Hanedan, bu günkü Diyanet İşleri Başkanının atası sayılan Şeyhülislam, Artin Kemal’in izini süreni Fesli Deli Kadir, Mustafa Kemal’in katline ferman çıkaran Vahdettin’in izcisi Erdoğan gibilerinin karşıt olmalarına rağmen, Anadolu mucizesi gerçekleşmişti.
19 Mayıs 1919 da başlayan Kurtuluş Savaşı’nın askeri bölümü 9 Eylül 1922 de tamamlanmıştı.
Emperyalizm ilk kez Mustafa Kemal ve halkına yenilmişti.
Emperyalizm, her fırsatta ‘’Kurtuluş Savaşını Keşke Yunanlılar kazansaydı!’’ Özlemcilerini besledi, destekledi, hatta iktidara bile getirdi.
- Dünya Savaşı 1939-1945 yılları arasında Almanya, Japonya, İtalya Mihver Devletler ile Fransa, ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği arasında gerçekleşmiş, 80 Milyon insan hayatını kaybetmişti.
Türkiye bu savaşa bazı kesimlerin Almanya tarafında katılmasını istemelerine rağmen İsmet İnönü’nün kararlı duruşu sayesinde katılmamış, tarafsız kalmıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin işgali, askerlerinin boş yere ölmelerini engellemiş, karşılığında iktidarı
Emperyalizm Projesi DP’ye karşı iktidarı kaybetmişti.
Mustafa Kemal Atatürk: Benim iki eserim var:
Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisidir! Demişti.
Emperyalizm, 1950’ ler de bulduğu fırsatla, Toprak Ağalarıyla, yerli işbirlikçilerle ve Siyasal İslamcılarla hem Laik Cumhuriyete hem de CHP’ye karşı savaş başlatarak Kurtuluş Savaşı yenilgisinin öcünü almak istemişti.
12 Eylül faşist darbesiyle, siyaset dışı bırakmak istedikleri CHP kapatılınca yerine kurulan Halkçı Parti, Sosyaldemokrat Halkçı Parti, Demokratik Sol Parti olarak üçe böldürerek, iktidar yolunu kapamışlardır.
1985 Yılında Halkçı Parti ve SODEP birleşerek SHP kuruldu.
1986 Yılında İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde kazanma fırsatı yakalayan SHP (% 20) ve Ecevit’in liderliğindeki (DSP (% 12,30) toplamda (%a 32, 68) oy alacakken, REFAH adayı Erdoğan (% 25) oy ile Sosyal Demokratların bölündüğü için, şimdiye kadar en düşük oyla İstanbul’u Siyasal İslamcılara hediye ettiler.
SHP 1995 yılında kendini feshederek, yasaklılık durumu kaldırılan CHP’ye katılmıştı.
Deniz Baykal CHP Genel Başkanı olduğunda Türkiye Sosyal Demokrat partilerle dayanışma köprüsü olan Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF’yi dışlayarak ilkeli dayanışma yerine kendi buyruklarına biat edecek çantacı kişilerle çalışmayı uygun gördü.
2002 Yılında ABD’nin isteğiyle ‘’Siyasette 6 ay dayanamaz’’ dediği Erdoğan’la anlaşarak onu muhtar olamayacakken Başbakan olmasını sağladı.
FETÖ-Erdoğan kumpasıyla CHP Genel Başkanlığını bırakmak zorunda kaldı.
Baykal’dan sonra gelen yönetim, sadece inanç bazında, ya da şimdiye kadar yaşadıkları Avrupa ülkelerinde hiçbir siyasal çalışmaların içinde olmayan kişilerce yeni bir parti örgütlenmesine gittiler.
Kılıçdaroğlu ilk Berlin ziyaretinde CHP’ ye uzak kişiler ve Mustafa Sarıgül’ün danışmanlığını yapan Ozan Ceyhun’un bile davet edilmesine rağmen HDF listeye bile alınmamıştı.
Frankfurt’a CHP örgütleriyle görüşmeye gelen İstanbul Milletvekili Özgür Karabat Hessen, Mainz ve çevredeki örgütlerin birbirleriyle kavgalı olduğuna tanık bile olmuştu.
Şimdi yine Yurtdışı CHP örgütlenmesiyle, parayı bastıran ve Parti üst yönetiminin çantasını taşıyacak kişiler arama çalışmaları başlatıldı.
Öyle ki, son seçimlerde yönetime gelebilmek için birçok yerde üye kaydının yarısı kadar bile oy alamayan CHP, yine aynı yanlışlıkta ısrar ederek çanta taşıyacak, ya da buraya gelen yöneticilerin masrafını üstlenecek kişilerle iş tutacaklarsa sadece seçimleri kaybetmezler…
Atatürk’ün eseri Cumhuriyete ve Cumhuriyet Halk Partisine
Ve
Türkiye’ye kötülük ederler…












Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!